Yaygin pisikojik sendromlar

Konu, 'Sendromlar' kısmında Sûkutta Bir Mülteci tarafından paylaşıldı.

  1. Sendrom, kökeni ve durumu tam olarak belli olmayan psikolojik bozukluk olarak adlandırılabilir.İşte size toplumda pek fazla bilinmeyen ve bulan kişiden adını alan sendromlar:

    Capgras: Kişinin kendisinin,eşinin,yakınlarının ve önemli kişilerin eşlerinin yaratılarak,gerçeklerinin yerlerini aldığı şeklindeki bir sanrı (hezeyan)dır. Sanrısal bozukluk (paranoya) hallerinde görülür.

    Cotard (yadsıma sanrısı): Kişi yoğun bir şekilde ölüm, herşeyin mahvolduğu (ailesinin yok edildiği, parasız ortalıkta bırakıldığı gibi), vücudunun çalışmadığı (hatta organlarının çürüdüğü) düşünceleri içindedir. Ağır depresyonlar ve psikoz durumlarında gözlenir.

    Ganser (saçmalık ): Kişi sorulan sorulara tam değil ama yakın yanıtlar verir. Belirtiler bir süre sonra kaybolabilir, bilinçteki dalgalanma ile birlikte. Örneğin 3 kere 4 kaç eder sorusun13 yanıtını verebilir. Kafa travmaları sonrası, aşırı yorgunluklar bazen de şizofrenilerde gözlenir.

    Munchausen sendromu: Kişi kendi sağlık durumu ve sosyal koşulları ile ilgili olarak sürekli olarak gerçekdışı bilgiler verir. Ancak bunu bir maddi çıkar sağlamak için yapmaz. Çeşitli hastalıkları taklit ederek, ameliyatlar olabilir. Bunun genel olarak dinleyicileri inandıracak şekilde olmayan şeyleri anlatma,sürekli olarak bir yalan üretiminin olduğu durumuna pseudologia fantastica adı verilir.

    Porto-Rikolu (dövüşme hastalığı): Kişinin bir sıkıntı ya da bir ruhsal yakınmasının (olasılıkla paranoid sanrılar etkisi ile çevreye zarar verme isteği) olması ile başlayan karşısına çıkana vurması, dövmesi ile beliren bir durumdur. Dürtü kontrol bozuklukları, sanrısal bozukluk ve bazı kişilik bozukluklarında gözlenir.

    Pseudocyesis: Kişi hamile olmamasına karşın, gebeliğin belirtilerini hissedip ( karın ve göğüslerde ağrı,karında büyüme, aşerme gibi), hamile olduğuna inanır.

    Don Juanizm: Karşısına çıkan kişilerle devamlı olarak cinsel ilişkide bulunarak, o kişileri adeta bir eşya yerine koyan, bu cinsel girişimlerden gene de sıkıntı duyan, sık bir şekilde eş değiştiren kişiler anlatılmak istenir. Kadınlarda görülen şekline nymphomania denir.

    De-clerembault (Erotomani): Kadınlarda gözlenen, genellikle kendisinden daha yüksek sosyokültürel düzey ve kendinden daha yaşca büyük hatta şöhretli, meşhur kimselerin kendisine aşık olduğu şeklinde bir düşünce içeriğinin olduğu durum. Sanrısal bozukluğun erotomanik tipinde gözlenir.

    Cain (kabil)/kardeş kompleksi: Kardeşe karşı rekabet, saldırı hatta öldürme hisleri ile giden durum. Kabil ve Habil Adem ile Havvanın oğulları olup,oğullarından biri diğerini öldürmüştür.

    Herakles kompleksi: Babanın çocuklarından nefret etmesi ile seyreden duygusal karmaşası olarak tanımlanmıştır.

    Jocasta kompleksi: Annenin oğluna hastalık derecesinde ve tüm ruhsal doyuma erişildiği aşırı bağlılığı.

    Medea kompleksi: Eşinden nefret eden annenin bunun acısını çıkarmak ve kocasından hıncını almak için çocuklarını öldürmek istemesi ya da nefret etmesi.

    Orestes kompleksi: Kişinin annesini öldürme isteği olarak tanımlanmıştır..

    OTHELLO
    Adını ünlü yazar William Shakespeare’in “Othello” adlı eserinden alan bu rahatsızlık, kişinin sevdiği birini hastalık derecesinde kıskanması durumu olarak ifade ediliyor. Eşinin veya sevgilisinin sadık olmadığı düşüncesine kapılan kişiler, kafalarında kurdukları senaryoda ihanete uğradıklarının düşünüp, birlikte oldukları kişilere zarar verebiliyor.

    YABANCI EL
    Beynin iki yarısı arasında ilişkinin zayıflaması veya bozulmasından kaynaklanan bu rahatsızlıkta, insan, bir eliyle tuttuğu nesnenin şeklini bile algılayamıyor. Daha ileri hallerde de ellerden biri tamamen kontrolden çıkıyor ve iradeyle hükmedilemez hale geliyor.

    HUZURSUZ BACAKLAR
    Sık görülen rahatsızlığı yaşayanlar genellikle yatağa girip hareketsiz kaldıklarında bacaklarında fark ettikleri, ancak tam olarakda tarif edemedikleri rahatsız edici hislere kapılıyor. “Baldırlarım ağrıyor”, “bacaklarıma derinden bir şeyler batıyor”, “yanıyor” gibi çok farklı şekillerde şikayetlerini tarif ederken, bu hislerin tümü istirahat halinde ortaya çıkıp, hareket ile kayboluyor.
    Bu nedenle bu hisler sadece yatarken değil gün içinde özellikle uzun süre hareketsiz kalındığında da ortaya çıkıyor ve kişi bacaklarını hareket ettirme ihtiyacı duyuyor.
    Bu rahatsızlık uykusuzluğa ve buna bağlı yorgunluk, dikkat ve konsantrasyonda azalma ve kişilik değişikliklerine neden olabiliyor.

    OLFAKTÖR REFERANS
    Çevresine katlanılmaz ölçüde kötü bir koku yaydığına inanan kişi, beden kokusuyla aşırı meşgul olurken ve bundan dolayı kendilerini suçluyor. Gerçekte var olmayan bir koku için sık sık çevrelerinden özür dileyen kişiler, dişlerini fırçalayarak veya sık sık elbise değiştirerek kokudan kurtulacaklarını düşünüyorlar.

    CAPGRAS
    Fransız psikiyatr Capgras tarafından 1923 yılında tanımlanmış sendromun başlıca özelliği, kişinin çevresindekilerin gerçek olmadığına, başkalarının onların yerine geçtiğine inanması olarak tanımlanıyor.
    Kadınlarda biraz daha fazla görülen bu sendrom sanısal bozukluklardan biri olarak sınıflandırılabileceği gibi şizofreninin bir belirtisi olarak da görülebiliyor. Hasta, kendisini oldukça karmaşık bir komplonun içinde hissediyor ve çevresindekilerin farkında olmaksızın değiştirildikleri düşüncesinin rahatsızlığını yaşıyor.
     

Sayfayı Paylaş