Thorndikenin Öğrenmeye İlişkin Temel Görüşleri

Konu, 'Kişilik Kuramları' kısmında KaPTaN tarafından paylaşıldı.

  1. KaPTaN

    KaPTaN EsEs'li Üye

    1. BAĞLANTI KURAMI

    Thorndike’ın kuramı bağlantıcı (connectionist) kuram olarak kabul edilmektedir. Çalışmalara hayvanlarda öğrenmeyi araştırmakla başlamış, daha sonra insanda öğrenme, sosyal psikoloji ve eğitim psikolojisi araştırmalarına yönelmiştir. Thorndike’ın öğrenme konuşundaki yaptığı çalışmalar ile Pavlov’un klasik koşullanma konusundaki yapmış olduğu çalışmalar ile yaklaşık olarak aynı yıllara denk gelmektedir. Bir başka deyişle Pavlov ile Thorndike farklı koşullarda aynı konuyu çalışmışlar ve öğrenme sürecine farklı açıklamalar getirmişlerdir.Thorndike’a göre eğer organizma analiz edilirse; tepkiler, tepkiye hazırbulunuşluk, tepkiyi kolaylaştıran koşullar, ket vurma ve tepkilerin yönleri arasında bağlantıların bulunduğu görülür. Yani Thorndike’a göre insanın her gözlenebilir durumda, neler düşünebileceğini, neler yapabileceğini, insanı nelerin tatmin edebileceğini ve rahatsız edebileceğini tam olarak söyleyebiliriz. Thorndike’ın ilgisi sadece uyarıcı koşullar ve davranış eğilimleri değil aynı zamanda uyarıcıyı ve tepkiyi birlikte tutan şeyin ne olduğunu açıklamaktadır. Thorndike uyarıcı ve tepkinin sinirsel bir bağla bağlandığına inanmaktadır. Bağlaşım uyarıcı ve tepki arasında sinirsel bağın kurulmasına işaret etmektedir. Thorndike öğrenme konusundaki çalışmalarında öğrenme konusundaki çalışmalarında tavuk, kedi ve köpek gibi hayvanları kullanmış özellikle kedilerle çalışmıştır. Öğrenme sürecini daha çok dar ve rahatsızlık veren kafese kapatılan aç bir kedinin kafesin dışına bırakılan yiyeceğe ulaşmak için gösterdiği davranışları gözleyerek incelemiştir. Kafeste kapalı olan kedinin görebileceği şekilde kafesin dışına yiyecek yerleştirilmiş ve kedinin yiyeceğe ulaşması için kafesin kapısını açması gereken bir deney düzeneği oluşturulmuştur. Kafesin kapısını açabilmek için kedinin bazen bir pedala basması gerekmektedir bazen ise kafesin kapısını açan mekanizmaya bağlı bir ipin çekilmesi gerekmektedir. Deney, kafese kapatılan kedinin kafesin kapısını açarak yiyeceğe ulaşması ile son bulmaktadır. Eğer kedi kafesin kapısını açamaz ise belirli bir süre sonra deney sonlandırılmaktadır. Deneyin bu şekilde düzenlenmesinin amacının deney sürecinde kafese kapatılan canlının gösterdiği davranışları ve davranışlarındaki değişiklikleri analiz etmek olduğu belirtilmektedir.

    2. SEÇME VE BAĞLAMA

    Thorndike’a göre öğrenmenin en temel formu deneme yanılma öğrenmesidir. Bunu daha sonra seçme ve bağlama yoluyla öğrenme olarak adlandırmıştır. Öğrenici olan organizma kafesten kaçma, bir yiyeceğe ulaşma, para kazanma gibi çeşitli amaçlara ulaşmak zorunda olduğu problemli bir durumla karşılaştırılır. Organizma amacına ulaşmak için pek çok davranış yapar. Ancak bunlardan bazıları amacına ulaşmasına yardım eder bazıları ise onu amacına götürmez. Öğrenici olan organizma daha sonra aynı uyarıcı koşullarla karşılaştığında onu amaca ulaştıran koşulu gerçekleştirir ve diğer koşulları eler. Haz ile sonuçlanan ve başarıya götürülen tepkiler kalıcı hale gelir. Diğer bir deyişle, uyarıcı ve tepki arasındaki sinirsel bağ amaca ulaştıran haz veren tepkilerle kurulur ve amaca ulaştırmayan tepkiler elenir. Thorndike’ın bu kedi üzerinden yaptığı deneyde kedi hem kafesten kurtulmak hem de yiyeceğe ulaşmak için çeşitli davranışlar göstermiştir. Kafesin parmaklıklarından sıyrılmaya çalışmış, pedalı ve demirleri tırmalayıp ısırmış, kafesin içindeki her şeye saldırmıştır. Yaklaşık olarak bu çabalama sekiz-on dakika sürmüştür. Ancak sonunda kedi tesadüfen ipi tırmalarken çekmiş ya da pedala basarak dışarı çıkabilmiştir. Aynı koşullarda ardışık denemeler yapıldığında kedi kendisini ulaştırmayan davranışları terk etmiştir. Birkaç denemeden sonra kedi kafese konulur konulmaz ipi çekme ya da pedala basma davranışını göstererek dışarı çıkmıştır. Thorndike hayvanın problemi çözme süresini problemi çözme zorunda bırakıldığı fırsatların bir fonksiyonu olarak görmektedir. Diğer bir deyişle hayvan ne kadar çok problem çözme durumu ile karşı karşıya getirilirse problem çözme süresi o denli kısalır. Hayvan daha fazla deneme yapması için olanak verme daha hızlı problem çözmesini sağlamaktadır. İnsanların problem çözme davranışlarında da benzer bir mekanizma vardır. Zor bir matematik problemini çözmeye çalışan çocuk problemin çözümü için çeşitli yollar deneyecektir. Bu süreçte problemi çözmesini sağlamayan yollar elenecek sadece problemi çözmesini sağlayan yol öğrenilecektir. Bir sonraki benzer bir problemde çocuk ilk olarak daha önce kendisini çözüme götüren yolu deneyecektir.
    Thorndike’nin öğrenme sürecine yönelik açıklaması öğrenmenin bir problem çözmenin tek yolu değildir. Günümüzde insanların problem çözme davranışını ve öğrenme sürecini açıklamak üzere farklı kuramlarda vardır. Ancak, Thorndike’nin açıkladığı deneme yanılma yoluyla öğrenme günlük yaşamda karşılaştığımız çeşitli problemlerin çözümünde işe yarayabilir ve öğrendiklerimizin bir bölümünü deneme yanılma yoluyla öğreniriz. Özellikle birey karşılaştığı problemin çözümü ile ilgili önceden öğrenilmiş yollara ve bilgilere sahip değilse deneme yanılma yöntemiyle problemi çözmeye çalışacaktır. Ancak unutulmamalıdır ki bireyin davranışının ne kadar ısrarlı biçimde süreceği bireyin o davranışı göstermek için gereken güdülenmişlik düzeyine de bağlıdır. Bu nedenle öğretmenlerin öğrencilerine verdikleri ödevlerin çok karmaşık olmaması konusuna dikkat etmeleri gerekir. Aksi halde öğrenci çaresizlik geliştirebilir ve başarılı biçimde çözebileceği problemleri çözümsüzlük olarak görebilir.


    3. KÜÇÜK ADIMLAR İLKESİ

    Thorndike problem çözme sürecinin organizmanın birbirini izleyen davranışları sonucunda ortaya çıktığını ve her adımda organizmanın çözüme biraz daha yaklaştığını ileri sürmektedir. Bu sebeple Thorndike, problem çözme süresini ardışık denemelerin sonucunda yavaş yavaş kısaldığından öğrenmenin birdenbire içgörüsel bir şekilde değil yavaş yavaş oluştuğuna karar vermiştir. Ona göre öğrenme büyük atlamalardan çok küçük sistemli adımlarla meydana gelir.Thorndike’a göre öğrenme doğrudandır. Düşünme veya akıl yürütme gibi dolaylı yollarla ortaya çıkmaz. Öğrenme deneme yanılma yöntemi ile problemin çözümü sürecinde doğru adımların doğru davranışların seçilmesi ve uyarıcı ile tepkinin-davranışın bağlanması işlemidir. Thorndike’a göre ilişkilendirme sürecinde organizma veya birey bazı başarılı tekrarlardan sonraki tekrarda daha uzun bir zaman harcamaktadır. Örneğin bisiklet sürmeyi yeni öğrenen bir çocuk pedala başarılı bir biçimde basarak ilerlemeyi başarsa bile bir sonraki denemesinde bu davranışı başarmak için daha uzun bir zaman harcayabilmektedir. Örneğin kafesin içine konulan bir kedi dışarıya çıkmak için ipi çekerek kapağı açmayı başardığı halde bir sonraki denemede tekrar ipi çekerek kapağı açmak için bir önceki başarılı davranış için harcadığı zamandan daha fazla zaman harcayabilmekte ve tekrar hedefe ulaştırmayan çeşitli başarısız davranışlar gösterebilmektedir. Bu durum örneğin kedinin ipi çekmeyi öğrenmesi ipi çekmekle kapağın açılması arasındaki ilişkiyi zekice kavramasına dayanmaktadır. Burada öğrenme ipi görmeyle onu çekme arasındaki bir uyarıcı tepki bağının adım adım zihinde oluşması şeklinde ortaya
    çıkmaktadır. Bu durumu önce deneme yanılma öğrenmesi olarak açıklamış ancak daha sonra seçerek ve bağlantılandırarak öğrenme olarak açıklamıştır.
     

Sayfayı Paylaş