Sorunumuz Yaşamak

Konu, 'Bireysel Psikolojik Danışma' kısmında İroni tarafından paylaşıldı.

  1. İroni

    İroni Yeni Üye

    şu an bunu okuyan insanlar kim veya kaç kişi okur bilmiyorum. açıkçası buna önem de vermiyorum, buraya yazma sebebim tamamen yalnızlığım. zaten hepimizin ihtiyacı olan şey de bu destek hissi. insan kendini anlatmak istemese kimse buraya gelmez. bu yüzden yazının uzunluğu/ kısalığı konusunda bir şey yapamam. okumama hakkı ver herkesin.

    çocuktum. aidiyet hissimi fenerbahçe ile giderdim. şarkıcılar sevdim, gruplar sevdim, çocukluk aşklarımı sevdim. az dinlenen şeyleri dinlemekle övündüm (herkes gibi) takım kavgalarına girdim. sonra büyüdükçe saçma sapan bir düzenin içinde olduğumu hissettim sürekli. hiçbir şeyden keyif alamayan ve basit mutlulukları nefretle eleştiren biri haline geldim. ne futbol maçını gönül rahatlığıyla izleyebiliyorum ne de rahatça alışveriş yapabiliyorum şimdi. aklımda olan tek şey bir olumsuzluk hissi. hayatın saçma olduğu, keriz yerine konulduğumuz. ben birini sevemiyorum da. çünkü sevdiğim kişinin fikirleri beni ittiriyor. bende nefret hissine sebep oluyor anında. insanların bir ünlüye ya da ideolojiye sıkı bağlarla bağlanmasından tiksiniyorum. abartmıyorum arkadaşlar cidden tiksiniyorum. insanlara tepeden bakan birisi değilim, sebebi mütevazılık falan da değil. ben kendimi de mükemmel hissetmiyorum ondan.

    ben bir insanın başka bir insanı ciddi manada sevebileceğini, samimi hislerle onu önemseyeceğini sanmıyorum. bunu arkadaşınız ya da sevgiliniz olarak düşünebilirsiniz hiç fark etmez. hepimizin kendini ifade etmeye ihtiyacı olabilir, zaten olmasaydı sosyal medya bu kadar ilgi görmezdi. yaşadığımız hayatları insanların gözüne sokmaya çalışmazdık. yediğimiz yemekten aldığımız kıyafete kadar başkası için yaşıyoruz. manzarayı başkası için çekiyoruz. kendiniz için en son ne zaman bir şey yaptınız cidden?

    ama birbirimize ihtiyacımız var değil mi? insanlardan ne kadar nefret ettiğimi söylesem de, ben yalnızlığın dibine vurduğumda deli gibi insan arıyorum etrafımda. beni anlamasını dilediğim tek 1 insan. hangimiz bazen böyle bir istekle yanıp tutuşmuyoruz ki? biz birbirimizi uyuşturuyoruz çünkü. boş muhabbetler bile kendi zihninizle başbaşa kalıp karamsarlığa düşmekten kurtarıyor sizi. en basitinden kimse gelip de buraya yazmaz sıkıntısını. ama biz günü sosyalleşerek kurtarmaya çalışan kişileriz sadece. iletişime girerken insanlar dinlemiyorlar, konuşma sırasını bekliyorlar. birbirimizin sıkıntıları umurumuza falan değil arkadaşlar, üzgünüm değil. siz hanginiz çok kıymetli dostlarınızın derdini dinledikten sonra gülmeye devam etmediniz? çünkü ederiz hepimiz. ama o yaşantının içinde olan kişi gülemez, bir tek o kendine sadıktır. bu yüzden kimse kimseyi çok sevmez, çok da umursamaz. bir tek ailenin sevgisi hakiki olabilir onun da sebebi malum(sizi var ettiler) mesela beni ölüm konusunda dizginleyen tek şey annemin bana olan bağlılığı.


    ben sanırım ergenliğime girdiğimden beri katlanarak artan bu nefretten bunaldım.
    yalnızlık hissi çok baskın geldiğinde bir dost, sevgili, aile ferdi aramıyorum diyemem. çünkü ergenliğimin çoğunu yalnız ve sessiz bir çocuk olarak geçirdim, sadece 1 senesinde dostluklarım oldu. kıyas yapma imkanına sahip olan bir insan olarak, kesinlikle ''yalnızlık'' benden başkasına tavsiye edeceğim bir şey değil. bahsettiğim şey felsefeye dayanan bir yalnızlık değil. bahsettiğim türden yalnızlığın, bizim gibi insanlar üzerinde bırakacağı etki intihar oluyor en fazla. ölümü senelerdir şiddetli bir şekilde istiyorum. mental olarak kendimi defalarca hazırlasam da hiç fiile dökemedim. ama hayatı devam ettirmeye yarayan basit motivasyonlardan hiçbirine sahip değilim. fazla para, iyi bir eş, yuva, kariyer, inanç. ben 1 yıldır alışveriş bile yapmıyorum sebebi paradan değil. çünkü ''ihtiyaç'' duymuyorum. ben artık okulda havalı veya komşu teyzelerin gözünde düzgün çocuğu oynamak çabasında değilim. hayata devam etmek için ihtiyacım olan şey barınmak ve beslenmek. gelecek kaygısını bende ailem oluşturuyor. çünkü telefonumun ya da arabamın son model olması umurumda değil. daha iyi dediğiniz hayat şartları sizin lüksünüz ve benim lükse ihtiyacım yok. üstelik ben bu fikirlerin sağlıklı mı sağlıksız mı olduğunu bile bilmiyorum. ama aksini duymaya tahammül edemem herkes gibi. tek bildiğim bunları yazmazsam ve kendimi ifade etmezsem kesinlikle kafayı yiyeceğim. üstelik bu kadar derine inmişken -normal- dediğiniz bir hayat sürebilecek miyim? hiçbir fikrim yok. bunlar gelip geçici şeyler mi? bilmiyorum.
    ama mutluluk sizin düşündüğünüz gibi bir şey değil. sürekli kafamızda bir noktaya odaklanıp ona ulaşınca mutlu olacağımızı söylüyoruz. bana kalırsa buna da cevabım olumsuz.

    yazıyı sonuna kadar okuyan varsa [ pek sanmıyom ama :) ] sağ olsun...
     
  2. Psikolik

    Psikolik Mal Sahibi

    Okudum sonuna kadar :) Çocukluğum ve ilk gençliğim senin gibi geçti benim de. Kadıköyde doğdum ve kendi sahamızdaki maçlar ya da bir çok derbi deplasmanı geçirdim. Bütün sevgim, umudum, hırsım, üzüntüm tuttuğum takım içindi. Bir çok defa kanlar içinde eve geldiğimi biliyorum. Yaşla alakalı birazda hala sevgim yüksek ancak eskisi gibi kendimi kaybetmiyorum. Olumsuzluk duygusu da aynı şekilde bir süre beni rahatsız ederken ilerleyen yaşlarda yerini başka duygulara bırakıyor. Ben de sosyal medya pek kullanmıyorum, başkasının görüşlerini dinlemek çoğu kez rahatsız ediyor. Bir çok yönden benzeşiyoruz diyebilirim ancak hayat o kadar da olumsuz değil herşeye rağmen. Bir inancım var bir sevgim var beni hayata bağlayan.
    bu konuda da biraz ayrışıyoruz diyebilirim. Çünkü bırak ciddi manada sevmeyi kendini hiçe sayacak düzeyde bile sevebilirsin. Kendinden daha fazla önemseyebilirsin sevdiğini bunlar uzak şeyler değil. Yaşamadıysan belki öyle düşünüyo olabilirsin. Olumsuz düşünceler kaplamış hepimizin yanını. Sende de bu durum fazlasıyla var gibi. Daha çok okumak, dinlemek, insanlarla sohbet etmek işine yarayabilir. Tabii ki sosyal medyadan bahsetmiyorum. Kanlı canlı dostlardan, sosyal hayattan bahsediyorum. Daha fazla dışarı çıkmalısın belki. Yağmur yedikçe, güneş çarptıkça, bir rüzgarda, nefes alırken soğukta falan yaşadığımı daha çok hissediyorum ben. Sen de deneyebilirsin. Biraz optimist olmak işimize yarayabilir belki. düşüncelerini de yazman güzel, yazı tarzın da güzel daha fazla yazmalısın bence. Bir defter bir kalem bi çok sorunumuzu çözüyor bazen. Hasılı yapılacak çok şey var. İnsanların tüketim çılgınlığında boğulup gitmesi bizi bu yoldan alı koymamalı.
     
  3. Afra Kayıp

    Afra Kayıp Yeni Üye

    Ben de seninle aynı şeyleri yaşıyor ve düşünüyorum.Benim hiçbir zaman arkadaşım olmadı.Kimseyi sevemedim aşk anlamında falan değil normal bi insanla bile konuşurken en ufak bi düşüncesi bile çok gıcığıma gidiyor ve hemen uzaklaşıyorum.Kendimi çok kusursuz görmüyorum ama konuşmak saçma geliyor ve bu dünyadaki samimi insanların sayısının çok az olduğunu da biliyorum.Herkes aşırı sahte ve amaçsız.Yaşamaktan zevk almıyorum hayatta bir amacım yok.Yalnız olduğum için bi aktivite de yapmıyorum yapmaya çalıştım ama kendime uygun bişey bulamadım.Tek sevdiğim şey yağmur..bu yüzden yağmursuz günlerde hayat daha bi saçma geliyor.Belki de beni hayata tutan tek şey yağmurdur.Yaşama sevincimi uyandıran tek şey.Sende bağlandığın bişey bul elbette vardır sevdiğin bişey..İnsanların birbirini seveceğini samimi hislerle önemseyeceğini sanmıyorum demişsin.Ben de tam olarak böyle düşünüyorum..herkes gittikçe klasikleşiyor ve sahte şeyler çok fazlalaşıyor.İnsanlar sahte olduğu için hep yalnız takılırdım hala da yalnız takılıyorum ama geçenlerde artık birine ihtiyacım oldugunu sevilmek istedğimi fark ettim böyle düşünmeme ben de çok şaşırdım psikologum da arkadaş bul dedi ama ben insanlara ne kadar pozitif yaklaşmaya çalışsam da olmuyor..Sen de yalnız değilsin unutma..
     

Sayfayı Paylaş