Self-mutilation (kendini yaralama) nedir?

Konu, 'Kişilik Bozuklukları' kısmında Editör tarafından paylaşıldı.

  1. Editör

    Editör Moderatör

    Kendini yaralama davranışı (Self-mutilation, self-injury) genel olarak bilinçli bir şekilde ölümü amaçlamaksızın beden dokularına ciddi olarak zarar verici davranışlar olarak tanımlanmaktadır. Çeşitli psikiyatrik hastalıklarla birlikte görülebildiği gibi, gelişimsel bozukluklarda ve diğer bazı sendromlarda da görülebilmektedir. DSM-IV'de Kendini Yaralama Davranış Basmakalıp Davranış Bozukluğu'nun ve Borderline Kişilik Bozukluğu'nun bir tanı ölçütü olarak yer almaktadır.

    Favazza'ya (1998) göre Kendini Yaralama (self-injury, self-mutilasyon) depersonalizasyon, suçluluk, reddedilme duygularından, halüsinasyonlardan, cinsel konularla uğraşılardan ve karmaşık duygulardan kurtulmak için hızlı fakat geçici çözüm sağlayan bir kendine yardım davranışıdır. Bazı vakalarda ise kendini yaralama özellikle 'kesme' davranışı bireyin gerçeğe geri dönmesini, gerginlik ve anksiyeteden kurtulmasını sağlamaktadır.

    Etiyoloji ve Klinik Özellikler
    Her ne kadar Kendini Yaralama Davranışı 65 yılı aşkın bir süredir klinik olarak gözlemlenmekteyse de davranışsal ve biyokimyasal yönleri yeterince bilinmemekte olup, çeşitli etiyolojik faktörler ileri sürülerek açıklanmaya çalışılmıştır. Öte yandan sadece insanlarda görülen bir davranış olmayıp; papağan, leopar, aslan, çakal ve resus maymunlarında da gözlemlenen bir davranıştır. Dolayısıyla Jones ve Daniels bu davranışın etiyolojik açıdan anlaşılabilmesi için genel psikiyatrik formülasyonlarla değil daha geniş bir filogenetik kapsam içinde ele alınması gerektiğini ve böyle bir yaklaşımla bu tür davranışların sosyobiyolojik olarak anlaşılabileceğini ileri sürmüşlerdir. Sosyobiyolojik yaklaşım hem çevresel yani bir organizmada tepkiye yol açan çevresel ve fizyolojik etkenleri, hem de nihai (ultimate) nedenleri yani tepkinin gelişmesinde rol oynayan etkenleri gözlemler. Yazarlara göre gerek insanlarda gerekse hayvanlarda Kendini Yaralama Davranışı genellikle çevresel nedenlere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

    Hayvanlarda kendini yaralama davranışı çoğu kez kuvvetli bir uyarılmaya bağlı olarak, ulaşabildiği beden parçalarını örneğin kollarını, göğsünü tırmalamak veya ısırmak şeklinde görülmektedir. Anderson ve Chamove (1985) papağanlarda Self-Agressif davranışın nedenlerini araştırmışlar ve yaşamın erken dönemlerinde fiziksel izolasyonun bu tür davranışlara yol açtığını saptamışlardır. Yaşamın ilk iki ayında anneden ayrılmak, daha sonraki dönemlerde kendine yönelik agresyonun ortaya çıkması için yeterli olmaktadır. Ancak bu bir ölçüde daha sonraki yaşantılarla da ilgilidir. Örneğin ayrılıktan sonra tekrar anne ile bir araya gelmek, başka yavrularla bir arada olmaktan daha fazla self-agresyonu azaltmaktadır .

    İnsanlarda Agresyon ve Kendini Yaralama Davranışı
    İnsanlarda intihara yönelik olmaksızın beden dokularının çeşitli yollarla tahrip edilmesi; dövme yaptırma, bir takım dini ayinlerde vücuda şiş batırma, kendisine zincirle vurarak canını yakma vb. davranışlar kültürel olarak kabul gören davranışlardır.

    Taiminen ve arkadaşları (1998) kendini yaralama davranışını şiddetine göre iki grupta ele almışlardır. Major kendini yaralama; gözünü çıkarma, ekstremite veya genital organların amputasyonu gibi durumlar olup, daha çok Psikotik Bozukluklarda veya Ağır Cinsel Kimlik Bozukluklarında görülmektedir. Minor kendini yaralama ise deride kesikler, yanıklar, iğne batırma, kan çıkarma, kendini ısırma, saç yolma ve kemik kırıkları gibi davranışları içermektedir. Favazza (1998) ise Self-Mutilatif davranışları üç grup halinde ele almıştır. Major kendini yaralama; gözünü oyma veya kastrasyon gibi bedene kalıcı zarar verme; streotipik kendini yaralama Tourette sendromunda ve zeka geriliklerinde olduğu gibi tekrarlayıcı biçimde kafasını vurma, kendini ısırma, yüzeysel/orta şiddette kendini yaralama ciltte kesikler meydana getirme, kendini yakma, saç yolma vb. davranışlardır. Minor kendini yaralama; göreceli olarak sık görülen bir durum olup, prevalansı 100.000'de 400–1400 arasında değişmektedir. Psikiyatrik açıdan görüldüğü bozukluklar Borderline Kişilik Bozukluğu, Mental Retardasyon ve diğer Organik Nedenlere Bağlı Bozukluklar, Yeme Bozuklukları ve Antisosyal Kişilik Bozukluğu, Münchausen Sendromu ve Yapay Bozukluktur.
    Kendini yaralama davranışı 15–35 yaşlar arasında görülen bir durum olup, ergenlik döneminde başlamaktadır. Agresyonun normal yollardan ortaya çıkmasının fiziksel koşullara bağlı olarak engellendiği durumlarda kendini yaralama davranışı da ortaya çıkmaktadır. Örneğin hapishanedeki mahkumlarda sık görülen bir davranış biçimidir. Benzer şekilde sosyal agresyonu engelleyen fiziksel bariyerler olsun ya da olmasın kurum bakımında olan saldırgan ve antisosyal ergenler ve saldırgan psikiyatrik hastalarda da kendini yaralama davranışlarının gözlemlendiği bildirilmektedir.

    İnsanlarda kendini yaralama davranışının gerisinde anne-baba bakımının yetersizliği, özellikle anne yoksunluğu bildirilmektedir ki bunlar da bir anlamda izolasyon olarak değerlendirilebilir. Kendini yaralama davranışı gösteren yetişkin hastalar bu tür davranışı olmayan hastalarla karşılaştırıldıklarında anlamlı düzeyde çocukluklarında daha yüksek oranda; ayrılık, aile içi şiddet, anne-babanın fiziksel tacizi ve cinsel taciz bildirmişlerdir. Chowanec ve arkadaşları (1991) ilk kez Pao'nun (1969) kişinin kendisini kesici aletlerle yaralamasının ciddi Borderline Kişilik Bozukluğuna işaret ettiğini bildirmektedirler. Daha sonra DSM-III'de kendine "fiziksel olarak zarar verme" davranışı Borderline Kişilik Bozukluğunun tanı ölçütü olarak yer almıştır. Bu bozuklukta kendini yaralama davranışının intrapsişik elementlerinin yanı sıra kişilerarası boyutu da vurgulanmakta ve "ayrılık, kayıp ve başarısızlığa" karşı aşırı duyarlılık nedeniyle "reddedilme" duygularının kendini yaralama davranışını tetiklediği ileri sürülmektedir.

    Diğer bazı yazarlar ise borderline hastalardaki içrel durumu "güceniklik, öfke ve yetersizlik duyguları" olarak değerlendirmekte ve kendini yaralama davranışını "önemli kişiden öç alma" olarak kabul etmektedirler. Borderline kişilik bozukluğunda aile içi cinsel taciz ve ihmal kendini yaralama davranışında önemli bir rol oynamaktadır

    Tedavi Yöntemi
    Kendini yaralama davranışının tedavisine gelince; Dallam (1997), hastanın değerlendirilmesi ve tedavisinde güvene dayalı bir ilişki kurulmasının en önemli unsur olduğunu bildirmektedir. Psikoterapi ve psikofarmakolojik terapilerin birlikte uygulanmasının daha yararlı olduğunu ileri süren görüşler vardır. İlaç tedavisinde opiyat antagonistleri, Dopamin D1 antagonistleri ve serotonin dönüşümünü etkileyen ajanların etkili olduğu bildirilmektedir. Ayrıca davranış terapisi de kendini yaralama davranışının tedavisinde uygulanan bir başka terapi yöntemidir.
     

Sayfayı Paylaş