Savunma Mekanizmaları

Konu, 'Kişilik Kuramları' kısmında Psikolik tarafından paylaşıldı.

  1. Psikolik

    Psikolik Mal Sahibi

    SAVUNMA MEKANİZMALARI
    Her birey psikolojik bütünlüğünü sürdürmek ve benliğinin değerlerini korumak amacıyla çeşitli
    savunma mekanizmaları kullanır. Bazı durumlarda bireyler sorunlarla karşılaştıkça, onları bir
    biçimde çözüme ulaştırmak isterler. Bireyin bu süreç içinde engellenmesi ve kaygı duyması
    son derece doğaldır. Birey kaygıdan kurtulmak için, bilinçsizce savunma mekanizmalarını
    kullanmaya başlar. Savunma mekanizmasını kullanan birey, davranışının gerçek işlevinin
    farkında değildir. Savunma mekanizmalarını kullanırken, bir dereceye kadar kendi kendimizi
    aldatırız ve böylece bizdeki kaygı düzeyinin azalmasına neden oluruz. Savunma
    mekanizmaları kaygımızı azaltmada gerçekten etkilidir ve herkes tarafından kullanılır ve
    normal bir davranış biçimi olarak kabul edilir. Ara sıra başvurulan savunma mekanizmaları,
    kaygı derecemizi azaltarak çevreyle geçici olarak daha etkin etkileşimde bulunmamızı
    sağladığından, sağlıklıdır. Sürekli olarak kullanılan savunma mekanizmaları ise tam aksine
    çevreye uyum yapmamızı bozar ve sağlıksız sonuçlara sebep olur.
    Belli başlı savunma mekanizmaları:
    Bastırma, mantığa büründürme, yansıtma, hayal kurma, ödünleme, gerileme, saplanma,
    yerdeğiştirme, özdeşim kurma, yüceltme, soyut kavramlara bürünme, karşı tepki geliştirme,
    telafi, inkar.
    1. Bastırma
    Korku, suçluluk gibi kaygı yaratan durumların bilinç alanı dışına itilmesi ve bastırılmasıdır.
    Bilinçalanı dışında bulunan bu tür duygular konuşma sırasında, düşlerde ya da davranışlarda
    değişik biçimde ortaya çıkar. Konuşurken yerinde kullanılmayan sözcük düşlerde ortaya çıkan
    cinsel istekler, beklenilmeyen bir davranış, bastırma sonucu engellenen dürtülerin biçim
    değiştirerek bilinç alanına gelmesidir.

    2. Mantığa Büründürme
    Kabul görmeyecek güdülerin yarattığı kaygıyı önlemek ya da ondan kaçmak için kullanılan en
    yaygın savunma mekanizmasıdır. En basit biçimleri ile günlük yaşamımızda görürüz. Ders çalışmamayıbaşağrısına bağlamak gibi. Bir başka örnek, dişciye gitmekten korkan birisi,dişçiyeolan randevusunu unutabilir.
    3. Yansıtma
    Çatışmalarla başa çıkmanın başka bir yolu da kendi güdülerimiz için başkalarını suçlamadır.
    Burada iki tür davranış söz konusudur. Birinde, birey beceriksizliğinin, yetersizliğinin,
    başarısızlığının nedenlerini başkalarında arar. Örneğin okulda başarısız olan çocuk, bu
    durumundan ana, babasını veya öğretmenini suçlar. Ya evde ona çalışma olanağı
    verilmediğini, ya da öğretmeninin onu sevmediğini ileri sürer. İkinci yansıtma biçiminde, kişi
    kendisinin olumsuz, çirkin, hatalı istek ve tutumlarını başkalarına yakıştırır. Ruhsal
    hastalıklarda yansıtma, algıve düşünce sapmalarına, sanrılara (halüsinasyon) ve taşkınlıklara neden olur.
    4. Hayal Kurma
    Tatlı hayaller kurma ya da fantazi, bireyin çatışmalarının hayalinde çözümleyerek rahatladığı bir durumdur. Bireyler, olayları gerçekteki şekilleri yerine, olmasını istedikleri biçimde hayal
    ederler. Fantaziye, genellikle ergenlik döneminde çok rastlanır. Örneğin sekreterlikten hiç
    hoşlanmayan bayan kendini hayal dünyasında başarılı bir müdür gibi düşünerek, sekreterliğin
    verdiği kaygıdan kurtulur.
    5. Ödünleme
    Birey, sosyal güdüsünü doyuma ulaştırmak için başka bir faaliyete yönelir. Karşıcinsten ilgisini
    çekemeyip tatmin olamaması, onun spora yönelerek bu alanda başarılı olmaya çabalaması
    buna örnektir. Bir başka örnek, kısa boylu, bodur bir adam, boksla uğraşarak erkekliğini
    gösterme çabasına girebilir.
    Gerileme
    Bir olay karşısında basit ve ilkel tepkilere dönmektir. Gerileme daha çok dört-beş yaşlarıdaki
    çocuklarda görülür; çünkü bu yaşlarda çocuklar oldukça karmaşıklaşan engellemelerle
    karşılaşırlar. Arzularımız engellendiğinde veya kızdığımız zaman mantık dışıve fevri davranış-
    lar gösteririz. Sıkıntılıdurumlarda yetişkin bir insan kekeler, kızarır, yaşının altında bir genç gibi
    davranır. Örneğin, altmış yaşındaki bir ihtiyar, gerilim karşısında 25 yaşında bir delikanlı gibi
    tepki gösterebilir.
    7. Saplanma
    Çocukluk yaşantısında, iz bırakmış bir dönemde, bir bireye, nesneye, duruma bağlı kalmaktır.
    Saplantı sonucunda çocukluk dönemine özgü duygu, düşünce ve davranışlar ortaya çıkar.
    Kimi bireyde saplantı nesnesi değişmeden kalır. Saplantılar güdülerin doyumuna bağlıdır.
    Çocukluk ve gençlik çağında güdünün doyum biçimi kişinin kaygısınıgiderir. Freud’a göre, ego
    gelişimi sırasında geçtiği basamaklardan birine saplanan birey o dönemi atlatamaz, o dönem
    özelliklerini bir sonraki döneme taşır. Örnek, uzun süre parmak emme, altına ıslatma gibi.
    8. Yerdeğiştirme
    Gücümüzün yetmediği bir kimse, ya da denetimimiz altında olamayan bir olay olursa, kaygımı-
    zı veya kızgınlığımızı gücümüzün yettiği bir kimseye veya denetimimiz altındaki bir olaya yö-
    neltiriz. Ofisteki müdüre kızan sekreter, kızgınlığını evde bulunan kardeşinden alır.
    9. Özdeşim Kurma
    Engellemeyle başa çıkmanın başka bir yolu da, bir başkası ile özdeşim kurmadır. Başkası gibi
    durma, düşünme ve davranma yoluyla uluşmak istediğimiz amaçlara uluştığımızı sanırız.
    Örneğin Galatasaray’ın ünlü teknik direktörü Fatih Terim’e duyulan hayranlık nedeniyle, onun
    tanıtımını yaptığı ürünü satın alarak kendisini Fatih Terim gibi hissetme.

    10. Yüceltme
    Yüceltme, cinsel dürtü ya da arzuların, cinsel olamayan davranım ve yollarla doyuma
    ulaştırılmasıdır. Erkeklerin ilgisini çekemeyen çirkin bir kadın, yaratıcı bir artist ya da sanatçı
    olabilir; böylece cinsel dürtüleri yüceltmiş olur.
    11. Soyut Kavramlara Bürünme
    Bizde kaygı uyandıran duygusal bir durumu soyut kavramların ışığında görerek, gerçekle
    ilişkimizi kesme eğilimine, soyut kavramlara bürünme adı verilir. Yakını ölen birey, bu kimseyi
    bir daha hiç göremeyeceğini bildiği halde, ölümü son derece soyut bir olay yaparak duyduğu
    acıyı bastırmaya çalışır.
    12. Karşı-Tepki Geliştirme
    Birey esas güdüsünün tam tersi bir güdüye sahip olduğuna inanarak esas güdüsünü
    gizleyebilir. Örneğin, manevi huzursuzluğa düşen, başkasına karşı derin bir kin duyan biri,
    bunu örtmek için, yapay bir sevgi davranışına bürünebilir. Bu durumda, saldırgan ve olumsuz
    duygular daima bu sevgi örtüsü altında kalırlar. Bazı üvey anneler, eşlerinin eski çocuklarına,
    yapmacık ve gösterişle bir sevgi gösterirler. Bazen görülen bu davranışlar, karşı tepki
    geliştirmeye örnektir.
    13. Telafi
    Kendimizi zayıf gördüğümüz bir alandaki eksikliğimizi kuvvetli olduğumuz başka bir alandaki
    başarıyla örtme çabasına telafi denir. Örneğin, zihinsel yetenekleri kısıtlı olan bir kimse spor
    alanında büyük başarılar kazanarak bu eksikliğini giderebilir. Kadınların dikkatini çekemeyen
    çirkin bir erkek başarılı bir ressam ya da heykeltraş olarak ilgi çekebilir.
    14. İnkar
    Birey daha önce yapmış olduğu bir davranışı kabul etmeyip, inkar ederek de bir savunma
    mekanizmasıgösterebilir. Çirkin bir davranışta bulunan birey, “Hayır ben hiçbir zaman o kişiye
    kaba davranmadım, sürekli saygılı davrandım” diyerek daha önceki davranışı intkar eder.
    Bazıkişiler, ruhsal çatışma ve buna bağlıderin iç sıkıntısıhalini hafifletmek ve avunmak için bu mekanizmayı kullanırlar. Bu unutulan veya inkar edilen şey bir arzu veya bir vaad olabilir.Farkında olmadan yaptığımız savunma mekanizmaları, kaygımızı azaltma yolunda bizeyararlıdır. Her kimse, değişik zamanlarda şu veya bu şekilde savunma mekanizmalarını
    kullanır.
     

Sayfayı Paylaş