Psikanalitik ve Film

Konu, 'Kişilik Kuramları' kısmında KaPTaN tarafından paylaşıldı.

  1. KaPTaN

    KaPTaN EsEs'li Üye

    Psikanaliz kuramına dayalı film eleştirisi, filmlerin eleştirilmesinde özelikle yönetmenin ruhsal dünyasının ve bilinçaltının dışavurumu nu ya da toplumsal, kollektif bilinçaltının dışavurumunun izlerini bulmaya girişmekte ve filmleri tıpkı bir düş süreci gibi ele alarak, filmlerin manifest (açık) içeriğinin altında yatan latent (örtük) içeri ğini ortaya çıkarma amacını taşımaktadır. Psikanalitik eleştiri yak laşımı içinde yalnızca yönetmen değil, filmlerinin içerik malzemesi ve karakterlerime psikanalitik veriler olarak değerlendirilmekte dir.
    Psikanalizin sinema filmlerinin eleştirisinde etkili bir yaklaşım olarak varolması, özellikle bir 'düş fabrikası' olarak adlandırılan Hollywood filmlerinin Freudian motiflere uygunluk göstermesinden kaynaklanmaktaydı. "Ancak bu tür
    okumalar (düşün açık içeriği ile kıyaslayabileceğimiz) filmin görünürdeki anlamının yerini (düşteki örtük anlamın eşdeğeri olan) gizli, Freudian anlamın almasıyla indirgemeciliğe yöneldiler.
    Üzerinde durduğu temel noktalar çevresinde psikanalitik eleştiri yaklaşımım incelemeye geçecek olursak, filmler ile düşler arasında bulunduğu düşünülen benzerlikten yola çıkabiliriz. Freud'un düşlerin kendi mantığı içinde işleyen, kendine ait bir ifade tarzı olduğunu ortaya koymasının sonucunda, filmsel anlatının da benzer süreçler içinde işlediği düşünülmüştü: Filmler de düşsel bir metin olarak ele alınabilirdi. Aslında film seyretme sürecinin düş görme süreci ile olan benzerliklerine daha sinemanın ilk yıllarında dikkat çekilmişti.
    Psikanalitik film eleştirisi bir filmin seyircinin "düş süreci" olarak incelenmesinde, filmlerin seyircinin çeşitli psikolojik kaygılarının, endişelerinin ya da arzularının perdede nasıl yansıttıklarının göz önüne serilmesinde başvurulacak eleştirel çatıyı sağlamaktadır.
    Filmleri seyircinin gördüğü düşler olarak ele aldığımızda, sinema filmlerinin çağdaş toplumlar için yarattığı sorunların çözümünde en elverişli eleştirel araç psikanaliz olmaktadır. Psikanalitik eleştiri yaklaşımını kullanarak farklı tarihsel dönemler içinde çekilen filmlerde yer alan karakterler ya da korku filmlerindeki figürleştirmeler aracılığıyla dönem içinde ön plana çıkan ya da tarihin ilk dönemlerinden bu yana insanlar tarafından evrensel olarak paylaşılan duygu ve düşüncelerin saptanıp çözümlenmesini gerçekleştirmek mümkündür. Bu çözümleme filmlerin sosyolojik ve ideolojik imalarının o itaya konulmasını sağlayacaktır. Psikanalitik çözümleme bize yalnızca eleştirel bir sistematik değil, çeşitli psikolojik öğeleri tanımlayıp sımflandırabilme olanağı tanımaktadır.
    Psikanalitik film eleştirisi filmleri yönetmenin ya da seyircinin psikolojisi bağlamında çözümlenmelerini sağlamasının yanında. filmsel metnin, filmsel anlatının kurulmasını sağlayan sözleşmelerin, ilişkilerin ve çeşitli filmsel kullanımların açıklanmasında ve film yapıntılarının kurulma biçimlerinin anlaşılmasında yardımcı olmaktadır. Psikanalitik eleştiri filmlerin seyirciye ne tür bazları hangi filmsel yöntemlerle sunduğunu araştırma konusunda da yol göstericidir. Filmler haz ilkesinin egemenliğinde çalışmaktadırlar. Sinema seyircisi filmi haz almak üzere seyretmeye gitmektedir. Sinema kurumu açısından en başarısız durum seyirciye hazzını kıracak kötü bir film sunmaktır. Psikanalitik eleştiri, sinema seyircisinin hazzını kıracak -filmsel anlatının bütünlüğünü bozacak- öğelerin dışarıda bırakılmasını sağlayan anlatım stratejilerine dikkat çekerek ve bize iki imgenin dizimsel ilişkiler içinde arka arkaya getirilmesinin psikolojik bağlamım açıklayarak filmlerin psikolojik temellere dayanan derin anlam katmanlarına ulaşmamızı sağlamaktadır.
     

Sayfayı Paylaş