Personalite (Kişilik) Teorisi

Konu, 'Kişilik Kuramları' kısmında KaPTaN tarafından paylaşıldı.

  1. KaPTaN

    KaPTaN EsEs'li Üye

    Erikson Freud’un gelişimin değişik safhalarında baskın olan vücut zonlarıyla ilgili düşüncelerine katılır(ağız,anüs ve genital organlar) Fakat bunların “modlar” dediği kendine özgü davranış paternlerine yol açtığını da ileri sürer.Oral zonun baskın olduğu periyotta dominant mod “inkorporasyon”.” dur.Anal faz esnasındaki dominant mod “eliminasyon/ retansiyon” genital faz itibarıyla “intrüzyon” dur.
    Bu modların gelişimi “epigenetik” (aşamalı oluşum) temeline dayanır. Embriyolojiden alınan bu terim,özel bir taslağın, uygun fazda kendini ortaya koyacağını ve bu dönemin kaçırılması halinde uygun gelişimsel seviyeye ulaşılamayacağını anlatır.Bu hal daha sonra devreye girecek diğer taslakların gelişim sürecini de olumsuz etkileyecektir.Örneğin göz için taslak uygun zamanda ortaya çıkamazsa fasyal (yüz) gelişimide bundan etkilenecektir.Aynı biçimde inkorporatif moddaki bozukluk onu takip eden eliminatif/retansif mod gelişiminde güçlüklere neden olacaktır.
    Erikson, çeşitli ilişki tarzlarının, ego gelişiminde önemli etkiler yapabileceğini düşünüyordu.Ebeveynlerin kişilikleri ve kültürel eğilimlerinin yanı sıra, çocuğun içinde yaşadığı obje dünyasının sahip olduğu kendine özgü niteliklerin ego gelişimini ciddi derecede etkileyebileceğini düşünüyordu.Bu açıdan Erikson’un çevresi Freud’dan farklı olarak dinamik bir çevredir.Freud ise ego gelişiminde dürtüsel hayatı daha öncelikli görmüş ,psikolojiyi bu anlamda dinamik bir temele oturtmuş ancak çevresel etkileri fazla hesaba katmamıştır.Yani Freud’a göre ego gelişimini, dış dünyadan gelen uyaranların kalite ve kantitesinden ziyade organizmanın dürtüsel dünyasındaki dinamikler belirler.

     

Sayfayı Paylaş