Panik atagi

Konu, 'Panik Atak' kısmında Sûkutta Bir Mülteci tarafından paylaşıldı.

  1. “Kalabalık bir otobüsle evden işe gittiğinizi düşünün. Birdenbire, ortada hiç bir şey yokken kalbiniz hızla atmaya başlıyor, nefes nefesesiniz, başınız dönüyor, mideniz bulanıyor ve panik içindesiniz. Ya öleceğinizi ya da çıldıracağınızı düşünüyorsunuz.
    Bacaklarınız sünger gibi yumuşak ama, otobüs durur durmaz kendinizi caddeye atıyorsunuz ve koşmaya başlıyorsunuz; nereye gittiğiniz önemli değil sadece kalabalıktan uzaklaşıyorsunuz. Bu, son bir ay içinde üçüncü kez oluyor. Bir şeylerin ters olduğunu ama ne olduğunu düşünmek bile insanı dehşete düşürüyor. Bildiğiniz tek şey bir daha otobüse binmeyeceğiniz –işe gitmeye cesaret edip etmeyeceğiniz bile belli değil “
    25 yaşında, evli ve bir sigorta şirketinde çalışan Ramazan Bey, Hacettepe hastanesinin acil servisine bir ay içinde dördüncü kez başvurmuştu. Kalp krizi geçirdiğini iddia ediyordu. Kardiyolog ise bunun tersini düşünüyordu.
    Hasta, probleminin yaklaşık 6 ay önce, bir müşterisine sigorta yapmak için arabasıyla giderken başladığını söyledi. Birdenbire, göğsünde ağrı, kalp atışlarının hızlanması, terleme ve nefessiz kalmaydı. Babası ve amcası kalp hastası olduğundan Ramazan bey de kendisinde kalp olduğundan emindi. Eşini ve ailesini üzmemek için başlangıçta onlara hiç bir şey demedi; ama ataklar sıklaşınca doktora gitti. Doktor ters giden hiç bir şey görmedi; rahat olmasını, dinlenmesini ve hobilerine zaman ayırmasını söyledi. Bu önerileri yapmaya çalışmasına rağmen atakların sayısında ve yoğunluğunda artış yaşadı. Doktorların görüşlerine rağmen bu krizlerden birinde kalp krizi geçirerek öleceğine inanıyordu.

    Panik atağı, DSM-IV’te sıralanan somatik ya da bilişsel 13 belirtiden en az 4’ünün eşlik ettiği, yoğun bir korku ya da rahatsızlık duyma dönemi olarak tanımlanır. Atak birden başlar ve hızla doruk düzeyine ulaşır. Genellikle 10 dakikadan daha kısa süre içinde gelişir. Yakında bir tehlikenin olduğu ya da kişinin sonunun geldiği duyumu ve kaçma isteği eşlik eder.
    Başvuran kişiler genellikle korkularını çok yoğun olarak tanımlarlar; öleceklermiş, kontrollerini kaybetmişler, çıldırıyorlarmış, kalp krizi ya da inme geçiriyorlarmış gibi olduklarını söylerler. Genellikle atağın gerçekleştiği ortamdan kaçıp kurtulmak isterler.
    Panik atağı diğer kaygı bozukluklarında da ortaya çıkabilir (sosyal fobi, özgül fobi, TSSB)

    DSM-IV-TR’ye Göre Panik Atağı Tanı Ölçütleri
    Aşağıdaki belirtilerden dördünün (ya da daha fazlasının) birden başladığı ve 10 dak. İçinde en yüksek düzeyine ulaştığı, ayrı bir yoğun korku ya da rahatsızlık duyma döneminin olması:
    1. Çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama ya da kalp hızında artma
    2. Terleme
    3. Titreme ya da sarsılma
    4. Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma hissi
    5. Soluğun kesilmesi
    6. Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı duyma
    7. Bulantı ya da karın ağrısı
    8. Baş dönmesi, sersemlik, düşecekmiş / bayılacakmış gibi olma
    9. Derealizasyon (gerçekdışılık) ya da depersonalizasyon (benliğinden kopma) gibi olma hissi
    10. Kontrolünü kaybetme ya da çıldırma korkusu
    11. Ölüm korkusu
    12. Uyuşma / karıncalanma duyumları
    13. Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları

    AGORAFOBİ
    Nilüfer hanım, evinden dışarıya çıkamıyordu. Sokak kapısına yaklaştığı anda başı dönüyor ve bayılıyordu. Bacakları jöle gibiydi, zorla odasına dönüyor ve yatağına kapanıyordu.
    “Karım kesinlikle normal biri gibi görünüyor. Hiç kimse onun hasta olduğunu düşünmez. Ama yalnız başına evin karşı caddesine bile yürüyemez; ama arabayla her yere uçarak gider”
    “Eşim her yere gidebilir, ancak artık arabasını süremiyor, dümdüz, kimsenin olmadığı otoyolda bile arabayı kullanamayacağını söylüyor”

    Bir panik atağının ya da panik benzeri belirtilerin (birdenbire kontrolünü kaybedeceği ya da dengesini kaybedip düşeceği korkusu gibi) çıkması durumunda yardım alınamayacağı ya da kaçmanın zor olacağı yerlerde ya da durumlarda (örn; sinema, sınav) bulunmaktan kaygı duymadır.
    Çeşitli durumlardan kaçınmaya neden olur
    Durumla karşılaştıklarında sıkıntı yaşarlar
    Kimileri, yanlarında biri olduğunda daha iyi başedebilirler

    2.AGORAFOBİ OLMADAN PANİK BOZUKLUĞU
    Yineleyen, beklenmedik panik ataklarından sonra en az bir ay süreyle başka bir panik atağı olacağına ilişkin sürekli bir kaygı duyma, panik ataklarının yol açağı sonuçlardan üzüntü duyma ve ataklara ilişkin olarak belirgin bir davranış değişikliği göstermek
    Tanı konabilmesi için beklenmedik en az iki atağın olması gerekir
    Bazıları, bu atakların tanısı konmamaış yaşamı tehdit eden bir habercisi olduğundan korkar; bazıları “çıldırmakta, kontrol kaybetme” olduklarının ya da duygusal yönden zayıf olduklarının bir göstergesi olmasından korkarlar
    Bir sonraki atakla ilgili kaygılar genellikle agorafobi için tanı ölçütlerini karşılayan kaçınma davranışlarına neden olur. Bu durumda “agorafobiyle birlikte panik bozukluğu” tanısı konur

    DSM-IV-TR’ye Göre Agorafobi Olmadan Panik bozukluğu Tanı Ölçütleri
    A. Aşağıdakilerden hem 1 hem de 2 vardır:
    1. yineleyen beklenmedik panik atakları
    2. ataklardan en az birini, bir ay süreyle (ya da daha uzun) aşağıdakilerden biri (ya da daha fazlası izler:
    a) başka atakların olacağı kaygısı
    b) atağın yol açabileceklerine (ölme, çıldırma) ilişkin üzüntü duyma
    c) ataklara ilişkin belirgin davranış değişiklikleri gösterme
    B. Agorafobinin olmaması
    C. Panik atakları bir maddenin (ilaç gibi) ya da genel tıbbi bir durumun (hipertiroidizm) gibi doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir
    D. Panik atakları, sosyal fobi, özgül fobi, OKB, TSSB, ya da ayrılık kaygısı bozukluğu gibi bir başka ruhsal bozuklukla daha iyi açıklanamaz.


    3.AGORAFOBİYLE BİRLİKTE PANİK BOZUKLUĞU
    DSM IV-TR: Yineleyen, beklenmedik panik atakları ve agorafobinin olması

    Musa, A.Ü. EBF’nden sınıf öğretmeni olarak mezun olmuş ve tayini memleketi Tokat’ın bir ilçesine çıkmıştı. Bu haberi duyduktan bir kaç gün sonra, odasını düzenlerken birdenbire kalbi hızla atmaya, nefesi daralmaya ve terlemeye başladı. Babasında da yıllar önce benzer bir atak olduğundan, ölmeyeceğini, babası gibi psikolojik bir sorunu olabileceğini düşündü. İlerleyen günlerde, odasından çıkamaz olmuş, çıktığı anda tuvaletinin geleceği ve bunu kontrol edemeyeceğini, arkadaşlarına, özellikle ev arkadaşına rezil olacağını düşünüyordu.

    4. PANİK BOZUKLUĞU OLMADAN AGORAFOBİ
    Güler hanım, 16 ve 22 yaşında iken iki kez evlilik yapmış ve boşanmıştı. Kız kardeşi nörolojik bir rahatsızlıktan dolayı yürüyemiyordu. Anne-babası ve kız kardeşiyle aynı evde yaşıyorlardı. Kendisinde de benzer bir nörolojik bozukluğun başlangıcı olduğuna –ailece-inanıyorlar ve bu nedenle onlarca nöroloğa annesiyle birlikte gitmişlerdi. Temel korkusu, dışarı çıktığında yürüyemeyecek ve düşecekti. Bu nedenle dışarı hiç çıkmıyor, evde kardeşine bakıyor ve ev işlerini yapıyordu. Evde, çarşaf giymediğinden, düşme tehlikesinin daha az olduğunu söylüyordu. Ancak, çarşafı çıkarsa bile sokakta düşme riskinin çok yüksek olduğunu söylüyordu.
    Psikoloğa yardım için gittiklerinde, ve tedavide ilerleme olduğunda annesi kızının tehlikede olduğunu düşünüp tedaviyi bırakmasını istedi.

    Beklenmedik panik atakları öyküsü olmadan agorafobi ve panik benzeri belirtilerin bulunması
    Üç ana konu ile ilgili korku ve kaçınmaları içerir: a) evden ayrılma korkusu; b) tek başına kalma korkusu c) evin dışında kapana kısılmış gibi hissedeceği, sıkıntı duyacağı ya da kendisini çaresiz hissedeceği durumlarda bulunma korkusu
    Yardım sağlamanın zor olabileceği yerlerden kaçınma (kapalı yerler, alışveriş merkezleri, asansör), toplu taşım araçları.
    Her evden ayrılış sırasında biriyle birlikte olma isteği zamanla bunlara bağımlı olma hale gelme.
     

Sayfayı Paylaş