Okula Uyum Sorunları ve Çözümleri

Konu, 'Uyum Bozuklukları' kısmında Psikolik tarafından paylaşıldı.

  1. Psikolik

    Psikolik Mal Sahibi

    Uzman Psikolog Eda Yavaş, uzun bir tatil döneminin ardından okula yeniden başlayan çocukların okul sendromunu en kolay şekilde aşması için ailelere önerilerde bulundu.

    Psikolog Eda Yavaş, uzun bir tatilin sonunda planlı bir hayata geçiş yapan miniklerin yaşayabileceği stresin ebeveynlerin sabırlı ve ilgili tutumuyla aşılabileceğini söylüyor ve mutlaka çocuklarını dinlemeleri gerektiğini vurguluyor.
    [​IMG]
    Duygusal, zihinsel ve psikolojik hazırlık şart

    Üç aylık tatilin ardından çocuğu hem duygusal, hem zihinsel, hem de psikolojik olarak okula hazırlamak gerekir. Bu dönemde ailelere de birtakım görevler düşmektedir. Öncelikle aileler, onların neler hissettiğini, korkuları kaygıları olup olmadığını anlamaları için çocuklarıyla konuşmalı, onları dinlemeli, okul ile ilgili konular konuşulduğunda davranışlarını gözlemlemeli, onlarla sağlıklı iletişim kurabilmedirler.

    Kullanacağı araç gereci kendisi seçmeli

    Bu dönem yumuşak bir geçiş için çok önemli. Öğretmenleri ile tanışılmalı, ders kitaplarını, araç ve gereçlerini birlikte almalı, yeni döneme, yeni deneyimlere duygusal olarak hazırlanması sağlanmalıdır. Aynı zamanda kullanacağı araç ve gereçleri de kendisinin seçmesi okula motive olması konusunda etkili bir faktör olacaktır.

    İsteksiz çocuk aşağılanmamalı

    Çocukların üzerine okul ve eğitimle ilgili fazladan sorumluluklar yüklenmemeli, okulun kendi gelişimi ve sosyal hayatı için gerekli olduğu sade bir biçimde anlatılmalıdır. Bunun yanında okula gitmeye isteksiz olan çocuklarda ailelerin sabırlı olması, çocuklarına bu durumun normal olduğu ancak gitmedikleri zaman okulda kaçıracağı şeyler olacağı ve neden gitmesi gerektiği yumuşak bir dille, çocuk aşağılanmadan, yargılanmadan anlatılmalıdır. Dönem içinde zaman zaman zorluklarla karşılaşabileceği, böyle zamanlarda aile fertlerinin ona destek olacağı, çocuğa karşı sevginin ders başarısına göre değişmeyeceği mesajı verilmelidir. Okula uyum ile ilgili daha büyük zorluklar çeken çocuklar için, sabırlı ve kararlı olunmalı, gerektiği durumlarda uzmanlardan yardım alarak, okul korkusunu yenmesi sağlanmalıdır.

    Uyku düzeni sağlanmalı

    Tatilde bol bol dinlenmeye ve oyun oynamaya vakit ayıran çocukların, okulların açılmasıyla birlikte alışkanlıklarını değiştirmek durumunda olmaları oldukça zordur. Yaz tatilinde geç vakitlere kadar uyuyan, akşamları geç yatan çocukların, okullar açılmadan birkaç gün öncesinde kendilerini okul saatlerine ayarlamaları, gerekiyorsa biraz daha erken yatarak kendilerini alıştırmaları önerilmektedir.

    Oyun her zaman olmalı

    Oyun çağındaki bir çocuğun yaşına uygun oyun oynaması, çocuğun fiziksel, psikolojik ve psiko-sosyal gelişimi için önemli bir unsurdur. Bu sebeple okula başlayan çocuğun da oyun çağında olduğu göz önünde bulundurulmalı ve okula hazırlık ve ödev yapma saatlerinin dışında oyun oynaması desteklenmelidir. Hatta oyun oynamaya teşvik edilmelidir. Yaşları küçük olan çocukların oyun saatine ayırdıkları vakit elbette yaşları daha büyük olan çocukların ayırdığı vakte göre daha fazla olacağı da unutulmamalıdır.

    Ders saatleri arasına oyun saatleri eklenmeli

    Daha büyük sınıflarda olan çocukların, konsantrasyon sürelerinin daha fazla olabileceği, derslerinin daha zorlaştığı ve daha çok tekrara ihtiyaç duyulması sebebiyle oyuna ayrılan saatin azaltılması gerekmektedir. Ders çalışma saatlerinin arasına oyun saatlerinin eklenmesi, ancak belirlenen sürelerin aşılmaması da önemli bir konudur. Çocuğun oyun saatlerinin belirlenen saatlerin dışına çıkarak sorumluluklarını ihmal etmemesine dikkat edilmeli, sorumluluk bilincinin bu şekilde kazandırılması sağlanmalıdır.

    Sorumluluk duygusu ödevlerle aşılanır

    Ödev yapmak bir zorunluluk olmasından ötürü öğrenciler tarafından sevilmeyen, yapılması zor bir etkinlik haline gelmiştir. Çocukların öğrendiklerinin pekiştirilmesi, sorumluluk bilincinin kazanılması, bilgi birikimleri ve problem çözme becerilerine katkısı olan ödevlerin yapılması ile ilgili isteksizlik de çocuğun ailesiyle çatışmasına, öğretmen-öğrenci ilişkisinin bozulmasına kadar gidebilmektedir.

    Ödevin gerekliliği anlatılmalı

    Çocuğun küçük yaşlardan edinmesi gereken sorumluluk bilincinin yerleşmesinde büyük rol oynayan ödevlerin çocuk tarafından daha istekli bir şekilde yapılması için en başta, ödevlerin neden gerekli olduğu ve kendisine neler kazandıracağı onun anlayacağı bir şekilde anlatılmalı, sonrasında çocuğun çalışma ortamının ders çalışmaya elverişli olmasına( aşırı soğuk / aşırı sıcak/ gürültülü), dikkat dağıtıcı unsurların olmamasına, çocukların yaşına, eğitimine, olgunluğuna uygun ödevler verilmesine dikkat edilmelidir. Ders çalışma aralarında kısa molalar verilmesine, ödev saatlerinin belli olması kadar çocuğun oyun oynama ve dinlenme saatlerinin de önceden belirlenmesine ve bu saatlere uyulması konusunda anlaşma yapılmasına ve ders yapmanın kendisine kazandıracakları ile ilgili motive edilmesine özen gösterilmelidir."
     
    _ayse_ bunu beğendi.
  2. _ayse_

    _ayse_ Moderatör

    Çok faydalı bir yazı olmuş. Ancak günümüzde çoğu aile ve öğretmenler çocukların öncelikle çocukluğunu yaşaması gerektiğini unutup, herşeyi okul ve sınavlardan ibaretmiş gibi düşünüyor. Bu da çocukların isteyerek değil zorunlu oldukları için ders çalışmalarına ve küçük yaşta hayattan bıkmalarına sebep oluyor.
     
  3. Psikolik

    Psikolik Mal Sahibi

    peki ailelere ne gibi tavsiyeler verebilirsin?
     
  4. _ayse_

    _ayse_ Moderatör

    Öğrencilerimde gözlemlediğim kadarıyla okul başarısı için öncelikle hedeflerin ve hayattaki önceliklerin belirlenmesi gerekiyor. Eğer aile çocuğuna bir hedef belirleme konusunda yardımcı olur,yol gösterirse çocuk da o hedefe ulaşmak için çabalayacaktır. Ancak hedef belirlenirken sadece maddi öğeler üzerinde değil sağlık,huzur,mutluluk gibi manevi öğeler ile din,inanç,kültür gibi manevi değerler üzerinde de durulmalıdır.Bu sayede çocuk hedefi için sağlık,sıhhat,aile huzuru gibi sahip olduğu değerlerden vazgeçmez ve herşeyi bir denge üzerine oturtabilir.
    Bunun yanısıra aile içi ilişkilerin ve iletişimin kuvvetli olması da çocuğun dengeli ve sağlıklı bir kişiliğe sahip olmasını sağlayarak hem derslerde hem de hayatının her alanında başarısına ve mutluluğuna önemli oranda katkıda bulunacağını düşünüyorum.
     
    Psikolik bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş