Oedipus Fenomeni

Konu, 'Kuramcılar' kısmında KaPTaN tarafından paylaşıldı.

  1. KaPTaN

    KaPTaN EsEs'li Üye

    Thebai şehrinin kralı Laios'un çocugu olmuyormuş. Kral ,Apollon'a danışmaya gittiğinde, Apollon’un yanıtı ile sarsılmış.” Bir oğlun olacak, ama bu çocuk ileride seni öldürecek , kraliçe ( annesi) ile evlenecek ve herkes mutsuz olacak”.
    Bir sure sonra kraliçe hamile kalarak, bir erkek çocuk dünyaya getirmiş. Kral bu çocuğu öldürtmek için emir vermiş. Kraliçe ise cellada onu bizzat öldürmemesini , uzak ve tenha bir yere bırakılarak ölmesine razı etmiş. Bunun üzerine cellat da bebeği ayağından ağaca asmış. Yoldan geçen çobanlar çocuğu kurtarmışlar. Başka bir şehrin kralının emrinde olan bu çobanlar bebeği başka bir şehrin sarayına getirmişler.Bu şehrin kraliçesinin de çocuğu olmadığından bu bebeği alıp, büyütmeye karar vermiş. Bebeğin ayağı ,asılı kaldığı ipin etkisi ile incinip şiştiğinden Oedipus (ayağı şiş anlamına gelmekte) adını koymuş. Çocuk büyüyünce,etrafındakilerden kralın gerçek evladı olmadığını öğrenmiş. Bunun üzerine Oedipus Apollon’a giderek haberin doğruluğunu ve gelecekte kendini bekleyen durumu öğrenmek istemiş. Apollon ona babasını öldüreceğini söylemiş. Bu duruma engel olmak için ülkesinden çok uzaklara kaçan Oedipus yolda giderken çıkan bir çatışma sonucu, bilmeden öz babası olan kral Laisos'u öldürmüş. Bu donemde Oedipus yollardan gelip geçeni bilmece sorarak,doğru yanıtı veremeyenleri öldüren bir mitolojik yaratıkla karşılaşmış.Ve aynı bilmece ona da sorulmuş “Sabahları dört ayağı,öğlen iki ayağı ve akşamları üç ayağı ile yürüyen nedir?” Oedipus hemen yanıtlamış “sabahları yani hayatın ilk dönemlerinde el ve ayakları üzerinde emekleyen, hayatının öğle vaktinde ,büyüyünce iki ayağı üzerinde yürüyen, ve hayatının akşam vaktinde yaşlılığında ayaklarına ek olarak bastonu bir ayak gibi kullanan varlık insandır”. Bu yanıt karşısında yaratık başkalarına verdiği cezayı kendine vermiş ve ölmüş.. Bu olay çok büyük bir sevinçle kutlanmış. Zekası ile yaratığı yenen Oedipus doğduğu kente kral ilan edilmiş. Bu kentte gerçek annesi olduğunu bilmeyerek ana- oğul evlenmişler ve dört çocukları olmuş. Bu duruma çok öfkelenen tanrılar, bu kent üzerine felaketler yağdırmışlar. Müthiş bir kuraklık, kıtlık ve sefalet oluşmuş. Kendine danışılan bir büyücü, sebebi yeni kralın öz babasını öldürüp, annesiyle evlenmesine bağlamış. Gerçeği büyük bir keder içinde öğrenen Oedipus kendi gözlerini oymuş. Sefalet içindeki kızgın kent halkı felaketin sorumlusu olarak onu aşağılayıp, kentten kovmuş. Gözden düşen Oedipus’a kendi çocukları da yüz çevirmiş. Bir zamanların kralı olan Oedipus dilenci olarak hayatını sürdürürken , yanında sadece kızı Antigone kalmış. Oedipus ve Antigone’un sefalet içindeki bu birlikteliği ebeveyn-çocuk bağlılığı,sevgi ve birliğinin simgesi olmuş. Oedipus’un kendini terkeden çocukları ise felaketler içinde sefil bir şekilde ölmüşler. Bu da anne- babanın sevgisinin önemini yansıtmakta ,”eden bulur” sözünü doğrulamaktadır.
    Adını bu mitolojik öyküden alan Oedipus kompleksi Freud'a göre 4-5 yaş arasındaki erkek çocuklarda babayı kendine rakip olarak görerek, annenin gözdesi olma şeklinde davranış tarzını belirtmek için kullanılmıştır.
     
    sevgi hüznü bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş