Guthrie’ye Göre Güdülenme, Amaçlar, Pekiştirme, Cezalandırma ve Unutma

Konu, 'Kişilik Kuramları' kısmında KaPTaN tarafından paylaşıldı.

  1. KaPTaN

    KaPTaN EsEs'li Üye

    Güdülenme - Dürtüler
    Guthrie’nin öğrenme kuramında güdülenme durumu önemli bir yer taşımaz. Dürtü, ona göre, yeme, içme gibi belirli bir tamamlanmış tepkiyi oluşturan uyarıcı – tepki sıralaması için önemlidir. Örneğin; aç bir kedi, tok bir kediden farklı hareket edecektir. Dolayısıyla aç kedinin öğrenmesi de farklı olacaktır. Guthrie’ye göre dürtüler süreğen uyarıcı sağlaması bakımından önemlidirler ve organizmayı amaca ulaşıncaya kadar aktif tutarlar. Örneğin; aç olma, içsel bir uyarım üretir ve yiyeceği elde edip yeyinceye kadar bu uyarıcı durum sürer, organizma yiyecek arama etkinliğini sürdürür. Yiyecek elde edip, amaca ulaşınca, süreğen uyarıcı durumu ortadan kalkar.

    Amaçlar

    Guthrie’ye göre amaçlar, süreğen uyarıcıya şartlanan tepkilerdir. Birey ya da herhangi bir organizma, bir şeyi organize ederken bir plan yapar ve onu uygular. Guthrie, bu planlamayı uyarıcı – tepki mekanizması açısından analiz etmiştir. Dürtülerin oluşturduğu süreğen uyarıcı nedeniyle, amaçlar genellikle dürtü azalmasına kadar sürer. Başka bir deyişle amaç, aç bir kedinin yiyeceğini bulup yemesine kadar sürer. Dürtüyü azaltan tepkiyi oluşturan hareket dizisi, daha sonra aynı dürtü ve uyarıcı durumla karşılaşıldığında tekrarlanır. Yani, başka bir zaman organizma, aynı amaca ulaşmak için en son durumda yaptığı davranışlar dizisini yapar.

    Pekiştirme

    Guthrie, herkes gibi ödülün ürünü etkilediğine inanmıştır fakat koşullanmanın pekiştirme ilkesine dayalı olduğu görüşüne karşıdır. Ona göre, çağrışımsal öğrenmeye pekiştirme ile hiçbir şey eklenmemektedir. Pekiştirme, uyarıcı ve tepki arasındaki bağın gücünü artırmaz. Ancak pekiştirme, uyarıcı koşullarını değiştirerek, öğrenmemeyi ya da öğrenilen bağın yok olmasını engeller. Örneğin; labirente konulan bir kedinin pekiştireci almadan önceki davranışı, kendisine kutudan kaçma şansı sağlayan sonuncu tepki, çubuğu çekme ya da hareket ettirme davranışıdır. Sonuç olarak, bu durumda kedinin kaçışını sağlayan sonuncu tepki, çubuğu hareket ettirmektir. Guthrie ve Horton’ın yaptığı deneyde kedi, aynı labirente tekrar konulduğunda, aynı uyarıcı durumla karşılaştığından son yaptığı davranış olan kolu çekme davranışını göstererek labirentten kaçmaktadır. Verilen pekiştireç ise uyarıcı durumu değiştirerek, kutudan çıkarken yapılan sonuncu tepkinin yerine başka bir tepkinin geçmesini
    önlediği için, Guthrie, pekiştirmenin sadece öğrenmemeyi önleyen bir mekanik düzenleme olduğu
    sonucuna varmıştır.

    Ceza

    Guthrie’ye göre, ceza da her şeyde olduğu gibi öğrenmenin tek yasası olan bitişikle doğrudan ilişkilidir. Yani cezalandırılan davranışla onu meydana getiren uyarıcı koşullar arasındaki birlikteliği yok edip, aynı uyarıcıyla, cezalandırılan davranışa zıt bir davranışın birlikte olması sağlanmalıdır. Böylece, ceza istenmeyen davranışı yok etmede etkili olabilir. Ceza, organizmanın, farklı bir şey yapmasını sağlayarak, istenmeyen alışkanlığı önleyen koşullanmayı gerçekleştirmelidir. Guthrie, eve her girişinde mantosu ve şapkasını yere atan bir kız çocuğu ile ilgili örnek vermektedir. Çocuğun yaptığı bu davranış karşısında anne, her seferinde onu azarlayarak, paltosunu ve şapkasını yerine astırır. Bu durum böyle devam edip giderken, bir gün anne, kızının manto ve şapkayı asma tepkisini uyaran uyarıcının kendisinin onu azarlaması olduğunu fark eder. Annenin azarlama uyarıcısı ile çocuğun mantoyu asma tepkisi arasında bağ oluşmuştur. Anne bunu fark ettikten sonra, gelecek sefer çocuk içeri girip manto ve şapkasını yere atınca, onları toplayıp dışarı çıkmasını ister ve bu sefer kızına girer girmez şapka ve mantosunu askıya asmasını söyler. Bu durum birkaç kez böyle devam eder ve kız eve girer girmez şapka ve mantosunu asmayı öğrenir. Çünkü artık manto ve şapkayı yerine asma tepkisini uyaran uyarıcı eve girme eylemidir. Bu örnekte, başlangıçta annenin, çocuğun manto ve şapkayı yere attıktan sonra azarlaması, ceza vermesi istenmeyen alışkanlığı yok etmek yerine onu daha da güçlendirmektedir. Sonuç olarak, ceza, cezalandırılan davranışı meydana getiren uyarıcının bulunduğu bir durumda uygulanmalıdır. Cezanın acı verici olması önemli değil, organizmaya yeni, istenilen davranışı yaptırması önemlidir. Sadece duyguları tatmin eden ceza, cezalandırılan davranışın süreğenleşmesini sağlamaktadır.

    Unutma

    Guthrie’ye göre unutma da öğrenme gibi bir tek denemede oluşur. Belli bir uyarıcı örüntüsüne karşı yapılan tepkinin yerine başka bir tepki yapılmasıyla, önceki tepki ile uyarıcı arasındaki bitişiklik kalkacağından tepki unutulur. Guthrie’ye göre bütün unutmaların yeni öğrenmelerle ilgili olduğunu, yeni öğrenmelerin eski öğrenmelerini bozduğunu ifade etmiştir. Guthrie, sönme kavramını da, eski uyarıcı örüntüsüne karşı yeni farklı bir tepkinin öğrenilmesi sonucu eski tepkinin yok olmasıyla açıklamıştır. Guthrie, unutma ile ilgili şu örneği vermektedir. Yedinci sınıfın sonunda okulu terk eden bir öğrenci o yıl ile ilgili ayrıntıları tüm yaşamı boyunca hatırlayacaktır. Hâlbuki okuluna devam eden başka bir çocukta bu anılar, sonraki yılların okul anılarıyla karışacağından bu berraklığını yitirecek, hatta tamamen kaybolacaktır. Eğer uyarıcı – tepki bağları sürekli korunabilirse anılar süresiz olarak hatırlanabilir. Guthrie’ye göre unutma, uyarıcı – tepki çağrışımının zamanla azalması değil, aynı uyarıcı koşullar altında yeni tepkiler oluşturan aktif bir öğrenme sonucunda oluşur.
     
    Psikolik bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş