Edwin Ray Guthrie'nin Hayatı ve Öğrenmeye İlişkin Görüşleri

Konu, 'Kuramcılar' kısmında KaPTaN tarafından paylaşıldı.

  1. KaPTaN

    KaPTaN EsEs'li Üye

    Nebraska’da doğmuş ve yetişmiştir. Nebraska Üniversitesi’nde matematik alanında lisans eğitimi, felsefe alanında da yüksek lisans eğitimi yapmıştır. Doktorasını Pensilvanya Üniversitesi’nde felsefe üzerine yapmıştır. Bu sırada da liselerde matematik öğretmenliği yapmıştır. Doktora eğitiminden sonra Washington Üniversitesi’nde akademik kariyerine başlamış ve kariyerinin geri kalan bölümünü de burada tamamlamıştır. 1958 yılında yaptığı çalışmalarla psikoloji alanına katkılarından dolayı APA tarafından
    ödüllendirilmiştir. Davranışçı kuramcılar arasında, hiçbir zaman birlikte çalışmamış oldukları bilinse de, görüşleri Watson’unkine en yakın olan Guthrie’dir. Koşullanmada bitişikliliğin önemli olduğunu vurgulayan Guthrie’nin sistemi Pavlov ve Thorndike’nin sistemlerini izlemekle birlikte bir takım farklılıklar da bulunmaktadır. Guthrie, Thonrndike, Skinner, Hill, Pavlov ve Watson’ı fazla subjektif bularak, öğrenmenin tek bir ilke ile açıklanabileceğini savunmaktadır. Ona göre, bu tek yasa bitişikliktir.

    ÖĞRENMENİN TEK YASASI ‘BİTİŞİKLİK’
    Guthrie’nin öğrenmenin tek yasası olduğunu iddaa ettiği bitişiklik kuramına göre, bir uyarıcıya karşı yapılan tepkinin, daha sonra, aynı uyarıcıyla karşılaşıldığında da gösterme eğilimi vardır. Guthrie’nin bitişikliği uyarıcı – tepki bitişikliğidir. Yani uyarıcı ile tepki arasında bir çağrışım meydana gelmektedir. Aynı uyarıcı tekrar ortaya çıktığında aynı tepkiyi gösterme eğilimi görülmektedir. Guthrie, 1959’da bu bitişiklik yasasını gözden geçirerek, “dikkat edilen şey, yapılan şey için işaret haline gelir” demiştir. Organizma çok sayıda uyarıcıya maruz kalmasına rağmen sadece küçük bir kısmını seçerek tepkide bulunur. Sonuç olarak çağrışım, sadece seçilen uyarıcılarla gösterilen tepki arasında meydana gelir. Guthrie, aynı zamanda uyarıcı örüntüsünden hangi uyarıcının sonuç davranışa sebep olacağının kestirilemeyeceğini vurgulamıştır.

    ÖĞRENMEDE TEK DENEME
    Guthrie, bir öğrenme ilkesi olarak sıklık yasasını tamamen reddetmektedir. Gurthrie’ye göre “Bir uyarıcı örüntüsü tüm çağrışım gücünü neden olduğu tepkiyle ilk eşleşmesinde kazanır.” Bir başka deyişle, öğrenme, uyarıcı örüntüsü ile tepki arasındaki bitişikliğin bir sonucudur ve öğrenme, uyarıcı örüntüsü ile tepki eşleşmeden sonra tamamlanır; yapılan tekrarlar bağın gücünü artırmaz.

    SONUNCULUK İLKESİ

    Bitişiklik ve tek denemede öğrenme ilkeleri, sonunculuk ilkesini de gerektirmektedir. Sonunculuk ilkesi, belli bir uyarıcı örüntüsüyle karşılaşıldığında tekrar gösterilmesi eğilimidir. Başka bir deyişle, organizma belli bir durumda son olarak hangi davranışı göstermişse, aynı durumla tekrar karşılaşıldığında aynı davranışı gösterme eğilimindedir.

    ALIŞTIRMANIN BECERİYİ GELİŞTİRME NEDENİ

    Guthrie, tekrar etmenin beceriyi geliştirmesi yorumunda etkinlikleri ve hareketleri birbirinden ayırmıştır. Hareketin basit kas devinimleri olduğunu, etkinliklerin (kitap okuma, yemek yeme) ise birçok hareketten meydana geldiğini söylemiştir. Guthrie’ ye göre hareketler koşullanma yoluyla, alıştırmaya gerek olmadan tek bir denemede öğrenilmektedir. Ancak etkinliğin öğrenilmesi, birçok hareketten meydana geldiği ve değişik durumlarda aynı etkinliğin gösterilmesi için farklı hareketler yapılması gerektiğinden dolayı çok durumda tekrara veya alıştırmaya dayanır. Örneğin; bir bebeğin elinde oyuncağı tutması gibi basit bir etkinlik bile oyuncağın uzaklığı, yeri, yönüne göre farklı hareketler gerektirir. Dolayısıyla her farklı hareket için farklı bir deneme gerekir. Yani her farklı hareket farklı bir deneme gerektirir. Bir etkinlik, birçok hareketi kapsadığı gibi, bir beceri (otomobil kullanma, daktilo yazma vb.) de birçok etkinliği kapsamaktadır. Her bir hareket için uyarıcı – tepki bağlaşımının meydana gelmesi gerekir. Çok sayıda uyarıcı – tepki bağlaşımının meydana gelmesi de zaman ve alıştırma gerektirir. Örneğin; otomobil kullanmada; direksiyon hâkimiyeti, viteslerin ayrı ayrı geçirilmesi, debriyaj, gaz ve firen pedallarının koordineli olarak kullanılması, aynaların kullanılması vb. her biri kendi içinde bile birçok hareketin öğrenilmesini kapsar. Bir başka deyişle, her bir hareket için uyarıcı - tepki bağlaşımlarının meydana gelmesi gerekir. Bütün bağlar da birikerek etkinlikleri ve ardından beceriyi meydana getirir.
    HAREKET ÜRETEN UYARICI

    Guthrie, bazen bitişikliğin yeterli olmayacağını düşünmüştür. Sadece çevresel uyarıcılarla, verilen tepkilerin arasındaki etkileşimden öğrenmenin doğacağını düşünmenin yanıltıcı olduğunu vurgulamıştır. Örneğin; telefonun çalması ile telefona cevap verme arasında büyükçe bir zaman dilimi ve bu dilimde de yapılan birçok hareket vardır. Bu durumda uyarıcı ile tepkiyi bitişik algılamak zordur. Guthrie, bu problemi “hareket üreten uyarıcı” önermesiyle çözmüştür. Bu önermeye göre, bu uyarıcılar vücudun hareketleriyle oluşmaktadır. Örneğin; bir ses duyup başımızı çevirdiğimizde kaslar, lifler, eklemler uyarıcı üretirler. Bu uyarıcıların, hareketi başlatan dışsal uyarıcılarla hiçbir ilgisi yoktur. Guthrie, bu noktada, dışsal uyarıcıya karşı bir tepki başlatıldıktan sonra bir sonraki tepki için vücudun kendisinin tepki oluşturabileceğini öne sürmüştür. Amaç tepkiye ulaşılana dek her uyarıcıya verilen tepki bir sonraki uyarıcıyı doğurur.
     
    sevgi hüznü ve Psikolik bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş