Bireyi Tanıma Teknikleri

Konu, 'Bireyi Tanıma Teknikleri' kısmında sondamla tarafından paylaşıldı.

  1. sondamla

    sondamla Aktif Üye

    Birey, sürekli gelişim ve değişim halinde bir varlıktır. Her birey tek ve benzersizdir. Kendine özgü gelişim hızı ve nitelikleri vardır. Rehberlik hizmetleri öğrenciyi tanıyarak, herbirinin kendi potansiyeli, yetenek ve ilgileri, kendine özgü nitelik ve koşulları çerçevesinde gelişimine yardımcı olmayı amaçlar.

    Gerek kişisel, gerekse eğitsel ve mesleki rehberlik hizmetlerinde temel amaçlardan biri, öğrencinin kendini tanıması, anlaması ve kabul etmesidir. Kendi özelliklerine uygun seçim ve tercihler belirlemesi, kendine göre eğitsel ve mesleki planlar yapması öğrencinin ancak kendini gerçekçi ve yeterli düzeyde tanıması ile mümkündür. O halde rehberlik hizmetlerinden beklenen en önemli işlevlerin başında bireyi tanıma
    çalışmaları içinde onun kendisini tanımasına yardımcı olmadır.

    Bireyi Tanıma
    Öğretmenler, genellikle öğrencilerine “eşit davrandıkları”nı ifade ederler. Oysa bazı durumlarda eşit davranmak, eşitsizliğe yol açar. Çünkü öğrenciler birçok özellik yönünden birbirlerinden farklıdır. Bazıları küçük bir teşvik ile çok başarılı olabilir, bazısı ise sürekli ilgi, destek ve yönlendirme gerektirebilir. Bir öğrencinin güdülenme düzeyi çok yüksektir ama bir diğerini güdülemek için özel ilgi ve çaba gerekir.
    Her birey kendine özgü bir varlıktır. Bu nedenle insanlar bir çok özellik yönünden birbirlerinden ayrılırlar. Bunda farklı kalıtsal özelliklere sahip bireylerin farklı çevrelerde yetişmeleri etken olmaktadır denebilir. Bireyler çeşitli yönlerden birbirlerinden farklı oldukları gibi, bir bireyin sahip olduğu çeşitli özellikler de farklı derecelerde olabilmektedir.
    Davranışların farklı oluşunda, organizmanın içinden gelen bir çok etmen rol oynadığı gibi, çevresel etmenlerin de etkisi vardır. İşte bireyi tanımak derken büyük ölçüde onun davranışlarının nedenlerini bilmek, anlamak kastedilir. “İnsanı tanımak, onun yaşamdan ne beklediğini ve ne gibi etkiler altında davrandığını bilmekle mümkün olur” (Baymur 1996)

    Bireyi Tanımanın Amacı
    Bireyin çağdaş dünyanın değişken ve çelişkili yaşamına uyum sağlaması için sadece zihinsel gelişimi yeterli değildir. Bireyin zihinsel güçlerini kullanabilmesi onun kişiliğinin uyum gücüne bağlı bulunmaktadır (Kılıçcı 1981). Bireyi tanımanın amacı; onun gelişmesine ve uyumuna yardımcı olabilmektir. Ayrıca eğitim ortamından yeterli düzeyde yararlanabilmesi için de bireyi tanımaya gereksinim vardır. Çünkü, her öğrencinin kendine özgü gelişim düzeyi, gereksinimleri, sorunları, istekleri, güçlü ve sınırlı yönleri vardır. Bireyin kendini gerçekleştirmesi ve gelişimine uygun olanakların sağlanması bakımından bunların bilinmesi yararlıdır. Eğitimde rehberlik yoluyla bireyi tanımanın amacı; bireyler arası farklılıkları ortaya çıkarmak ve her bireyin bu farklılıkları oluşturan özellikleri yönünden sürekli ve tüm halinde gelişmesine yardım olanağı sağlamaktır.

    Öğretmenin Öğrencilerini Tanıma Gereği
    Hangi dersin öğretmeni olursa olsun, etkili bir öğrenme ortamı yaratmak, geçerli öğrenme yaşantıları oluşturmak için öğretmenin öğrencilerini tanıması gerekir. Bu gerekliliği aşağıdaki noktalar açısından vurgulayabiliriz:

    1. Ünite etkinliklerini planlamak, ders etkinliklerini düzenlemek, öğrencilerin ilgi ve gereksinmelerine uygun yöntem ve teknikleri seçmek, en uygun değerlendirme tekniklerini kullanmak.

    2. Her öğrencinin bireysel ayrılıklarına göre ve gizil güçlerine uygun olarak en üst düzeyde gelişmelerine yardım edebilmek.

    3. Öğrencinin sağlıklı bir kişilik geliştirmesi, kendini gerçekleştirebilmesi, çevresine olumlu ve dinamik bir uyum sağlayabilmesine yardımcı olabilmek.

    4. Öğrencilerin gerçekçi bir benlik kavramı geliştirmelerine ve kendi problemlerini çözebilme gücü kazanmalarına yardım edebilmek.

    5. Öğrencileri ilgileri, güdüleri, yetenekleri doğrultusunda kendilerine en uygun öğrenim dalına ve mesleğe yöneltebilmek.

    6. Öğrencileri belli bir mesleğe hazırlamak, bu meslekle ilgili davranışları kazanmalarına yardım edebilmek.

    7. Sınıf-içi ilişkileri düzenlemek ve geliştirmek için öğretmenin öğrencilerini tanıması gereklidir.

    Bireyi Hangi Yönlerden Tanımak Gerekir?
    Bireyi tanıma onun kişilik özelliklerini bilmekle mümkün olur. Kişilik çok kapsamlı bir kavram olup; bireyin biyolojik ve psikolojik, kalıtsal ve edinik bütün özelliklerini, güdülerini, duygularını, isteklerini, alışkanlıklarını ve davranış kalıplarını içine alır.
    Bu özellikleri şu şekilde genelleyebiliriz:
    1. Doğuştan getirdiği kalıtsal özellikler,
    2. Yetiştiği sosyal çevreden kazandığı özellikler
    a. Bireyin içinde bulunduğu kültüre özgü ortak görgü ve değerler.
    b. Bireyin yalnız kendine özgü olan bireysel görgü ve değerler


    Bunları genel bir şekilde formüle edersek:
    Görüldüğü gibi bu özelliklerin tümü ve birbirleriyle ilişkisi bireyin kendine özgü kişilik örüntüsünü oluşturur. Bu özelliklerin bir kısmı gözle görülebilir, araçlarla ölçülebilir. Fizik-biyolojik özellikler (boy, kilo, beden sağlığı, biyo-kimyasal yapısı) bu özelliklerdendir.
    Zeka, yetenekler, ilgiler, güdüler, bilgi ve beceri gibi psikolojik özellikler, sosyo-kültürel özelliklerden alışkanlıklar, tutum ve değerler, inançlar, tercihler dolaylı şekilde ölçülebilir, gözlenebilir ya da tanımlanabilir. Bunlar daha çok psikolojik kurultu halindedir, ancak davranışları ölçme yoluyla yordanabilir, tanınabilir. Psikolojide bu konuda yapılan çalışmalar ve geliştirilmiş pek çok ölçme araçları vardır.

    Bireyin, tanınması gerekli özellikleri şöyle sıralanabilir:
    I. Bireyin fiziksel, biyolojik özelliklerini tanıma
    A. Beden Yapısı (boy, ağırlık, saç rengi, ten rengi vb.)
    B. Beden sağlığı (bedensel ve psikolojik sağlık, özür ve engelleri, geçirdiği hastalıklar vb.)

    II. Davranışsal özelliklerini tanıma
    A. Genel ve özel yetenekleri
    B. İlgileri (sevip-sevmediği dersler ve etkinlikler)
    C. Güdüleri
    D. Bilgi ve Beceri düzeyi (Okul özgeçmişi, okulöncesi, ilkokul, ortaokul, lise ve dengi okul dönemlerinde akademik başarı ve başarısızlıkları, çeşitli konu alanlarında zayıf ve güçlü yönleri vb.)
    E. Tutum ve değerleri. (Değer sistemi ve düşünceleri)
    F. Tercih ve beklentileri (Yöneldiği alanlar ve okullar, iş ve meslek alanları, iş deneyimi, evlenme planları, genel olarak yaşam için çabaları, istekleri, vb.)
    G. Benlik tasarımı (Kendini nasıl gördüğü, nasıl algıladığı, bu görüş ve algısına göre çevreye nasıl tepki verdiği)
    H. Duygusal ve sosyal uyumu (Psikolojik gereksinimleri, alışkanlıkları, uyum örüntüsü, okul ve okul dışında arkadaş çevresi ve ilişkileri)

    III. Sosyo-kültürel ve ekonomik koşullarını tanıma
    A. Ailenin yapısı (Geniş aile-çekirdek aile, ataerkil aile-demokratik aile, vb.)
    B. Ailenin eğitim anlayışı ve tutumları, çocuklarına ilişkin beklentileri
    C. Ailenin sosyo-kültürel, ekonomik durumu (Aile özgeçmişi, anne-babanın çevresi ile ilişkileri, eğitimleri, meslekleri vb.)
    D. Çevredeki öğrenim olanakları, meslek alanları ve çalışma olanakları
    Bireyi Tanımada Dikkat Edilmesi Gerekli İlkeler
    Bireyi tanıma hizmetleri ile ilgili şu ilkelerin gözönünde bulundurulması gereklidir (Kepçeoğlu 1994; Kuzgun 1992):
    1. Bireyi tanımanın asıl amacı, onun kendisini tanımasına yardımcı olmaktır.
    2- Okullarda tanıma hizmetleri tüm öğrencilere yönelik olmalıdır.
    3- Öğrenci tanıma hizmetleri mutlaka takım halinde birlikte çalışmayı gerektirir.
    4- Öğrencileri tanıma hizmeti süreklidir.
    5- Tanıma hizmetleri ile bireyler hakkında toplanan bilgiler geçerli ve güvenilir olmalıdır.
    6- Bireyi tanıma hizmetlerinde kullanılan psikolojik ölçme araçlarından elde edilen sonuçları birlikte değerlendirmek gerekir.
    7- Okullarda öğrenciler hakkında toplanan özel ve gizli olmayan bilgilerden öğrencilerin yanı sıra öğretmenlerin, yöneticilerin ve hatta velilerin de yararlanması sağlanmalıdır.
    8- Tanıma hizmetlerinde bireylerin bütün yönleri ile tanınması bir ilke olarak benimsenmelidir.

    Bireyi Tanımak Üzere Geliştirilen Teknik ve Araçlarda Temel Yaklaşımlar
    Bireyi tanımak üzere kullanılan çeşitli teknik ve araçlar belli başlı üç yaklaşıma dayanmaktadır.
    1- Bilgi kaynağı olarak bireyin kendisine başvurmak:
    Bu gruba bireyin kendisini anlatması ilkesine dayalı olarak geliştirilmiş bir takım ölçme araçları (örneğin, otobiyografi) ve bireye sözlü ya da yazılı olarak yönetilen sorular yoluyla onun hakkında bilgi toplamaya dayalı bazı teknikler (görüşme, anket, envanterler) girer. Bu yaklaşımın temelinde "bireyin iç dünyasını en iyi bilen kişi yine bireyin kendisidir" görüşü yatar.
    2- Bireyin başkaları tarafından incelenmesi yoluyla bilgi toplamak:
    Başkalarının bireyi incelemesi ve anlatması ana ilkesine dayanan bazı teknikler (örneğin, gözlem) ile bireyin başka insanlar üzerinde bıraktıkları izlenimleri değerlendirme ve bireyi onu tanıyanların anlatması esasına dayanan bazı teknikler. (Dereceleme ölçekleri, biyografi, kimdir bu, sosyometri tekniği gibi).
    3- Bir test durumu içinde belirli uyarıcılar karşısındaki tepkileri saptama yoluyla bilgi toplamak:
    Bireyin bir uyarıcılar takımına verdiği tepkilerin gözlenmesi, ölçülmesi ve değerlendirilmesi ilkesine dayanır. Bu gruba genel ve özel yetenekleri ölçmek üzere hazırlanmış standart testler, öğretmen yapısı (bilgi ve beceriyi ölçen) testler ile onun kişilik yapısını, duygusal yaşamını ölçmek üzere geliştirilmiş "Projektif ölçme araçları" dediğimiz yansıtıcı testler ve kişilik testleri girer.

    Bireyi Tanıma Teknikleri
    Bireyi tanımanın esas amacı, elde edilen bilgileri bireyle paylaşarak kendini gerçekçi biçimde tanımasına yardımdır. Kendisi hakkında nesnel bilgilerle donanan bireyin vereceği kararlar daha sağlıklı olacaktır. Bilindiği gibi verilen kararın yerindeliği, elde edilen verilerin yeterliliği ve sağlamlığına dayanır. Bireyi tanımada kullanılan çeşitli yöntem teknik ve araçlar kaynaklarda, hem sınıflama hem de çeşit açısından farklılıklar göstermektedir. Ayrıca günümüzde kullanılan araç ve tekniklere her zaman yenileri eklenmektedir. Çeşitli teknikleri kullanırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, amaca ' uygun olması ve tekniği iyi bilen kişiler tarafından kullanılmasıdır. Burada genel bir sınıflama olarak testler ve testdışı teknikler üzerinde durulacak, ancak öğretmenin kullanabileceği tekniklere ağırlık verilecektir.

    Testler
    Gerek eğitim alanında, gerekse rehberlik alanında testlerin kullanılmaya başlanması, bireysel ayrılıklar ve bunların ölçülmesi düşüncesi ile gündeme gelmiştir. Bireyler arasındaki farklılıkları belirleyerek, bireylere ya da gruplara uygun olacak eğitim ve rehberlik yardım programları oluşturmak amacıyla daha objektif ve pratik ölçme araçlarına gereksinim duyulmuştur.
    Rehberlik hizmetlerinin başlangıç ve gelişim yıllarında, bireylerin ilgi ve yeteneklerine uygun iş ve mesleklere yöneltilmesi amacıyla testlerin kullanımına ilgi artmıştır. A.B.D.’de özellikle 1950’li yıllara kadar testler altın çağını yaşamıştır. Ancak bu yükseliş C.Roger tarafından ortaya atılan “Benlik Kuramı” ve bu kurama dayalı olarak geliştirilen “Birey merkezli yaklaşım”ın eğitim ve rehberlik alanında ilgi çekmeye başlamasıyla duraklamıştır. Bu yaklaşım, testleri dışsal ve dolaylı teknikler olarak nitelendirerek, bireyi tanımak için kendisiyle doğrudan iletişim kurma yerine onun verdiği dolaylı cevapların dikkate alınmasını uygun bulmaz (Selçuk 1999). Bu görüşlerin etkisiyle, giderek testlerin kullanımında ortaya çıkan bazı yanlış uygulama ve sınırlılıklar daha çok vurgulanmaya başlanmıştır. Özellikle kişilik testlerinin geçerlik ve güvenirliklerinin oldukça düşük olması, testlerin dayandıkları kuramla sınırlı olması, etik kurallara uyulmadığında kötü kullanıma yol açması gibi nedenler testlere karşı tutumu iyice olumsuzlaştırmıştır.
    Testlerden belli amaçlar doğrultusunda ve etik ilkelere uyulmak koşulu ile yararlanılabilir. Ülkemizde henüz test kullanmaya olan ilginin yoğun olarak sürdüğü söylenebilir.

    Tanımı ve Kullanım Amaçları
    Bireyler sahip oldukları tüm özellikler açısından birbirinden farklıdır ve bireyin psikolojik özellikleri de kendi aralarında farklılıklar göstermektedir. Testler aracılığı ile bireyin psikolojik özellikleri nesnel olarak ölçebilir. Ölçme; varlıklara, özelliklere, belli kurallara uyularak, sembolik değerler vermektir. Testlerde bireyin özellikleri sayılarla ifade edilir. Bireyin testlerle ölçülen nitelikleri benzer gruplarla karşılaştırılabilir ve yordamalarda bulunulur. Bireyin sadece fiziksel özellikleri (boy, kilo gibi) doğrudan ölçülebilir. Bireyin psikolojik özellikleri (yetenek, ilgi, tutum gibi) doğrudan ölçülmeyeceği için, belirli bir niteliği ölçtüğü varsayılan uyarıcılar (test soruları, envanter maddeleri) aracılığı ile ölçülür.
    Psikolojik testler, bireyin davranışını standart koşullar altında gözlemeye yarayan ölçme araçlarıdır. Psikolojik testler şu şekilde tanımlanabilir. “Bireylerin herhangi bir niteliğini ölçmek amacıyla, nitelikler evrenini temsil edecek şekilde seçilmiş standart uyarıcılar takımıdır” (Özgüven 1994).

    Testler genellikle şu amaçlar için kullanılır (Kepçeoğlu 1994: Kuzgun 1992; Özgüven 1998):
    1. Testlerde elde edilen bilgiler, bugünü değerlendirmede işe yaradığı gibi bireylerin yarınki yeterliği hakkında da bilgi verir. Testlerden elde edilen bilgiler doğrultusunda, birey geleceğini daha gerçekçi planlayabilir. Testler gelecekte bireyin hangi alanlarda başarılı olacağı, hangi etkinliklerden doyum sağlayacağı konusunda nesnel bilgiler sağlar. Bireyin güçlü ve zayıf yönlerini ortaya koyarak, eğitsel ve mesleki planlarında önemli bilgi kaynağını oluşturan testler, aynı zamanda gizli kalmış yetenekleri de ortaya çıkarırlar.
    2. Bireyin başarısızlık ve uyumsuzluk nedenlerinin araştırılmasında testlerden yararlanılır. Bu tür durumlar nedenleri bilinmeden ortadan kaldırılamaz ve gerekli önlemler alınamaz. Örneğin, öğrencinin öğrenme güçlüklerinin nedenleri psikolojik olabilir (kişilik testleri, uyum envanterleri) veya temel bilgi ve becerilerin kazanılmaması olabilir (başarı testleri) veya ilgi azlığı olabilir (ilgi testleri). Bu nedenlerden hangisinin geçerli olduğunun saptanmasında testlerin yanı sıra test-dışı teknikler de kullanılmalıdır.
    3. Özel ve üstün yetenekli öğrenciler ile özel ihtiyaçları ve sorunları olan öğrencileri ortaya çıkarmada testler kullanılır. Özel ve üstün yeteneklerin erken saptanması en üst derecede gelişim sağlayabilir.
    4- Bireyin kendini daha iyi tanımasına yardımcı olmak amacı ile bireyin “ben kavramı” yani kendini algılayış biçimi, uyum ve gelişme durumu, kişilik özellikleri hakkında bilgi toplama amacı ile testler kullanılır.
    5. Öğrencilerin ilgi ve gereksinimlerinin saptanarak uygun yöneltmenin yapılması, gereken kurs ve etkinliklerin düzenlenmesi amacı ile testlerden yararlanılır.
    6. Psikolojik danışma ve rehberlik yardımı almadan önce ve sonra, öğrencilerde yardımın etkililiğini değerlendirme amacı ile testlere başvurulur.
    7- Psikolojik danışma ve rehberlik hizmeti alan öğrencilerin gelişim ve uyum durumlarını izlemek için testlerden yararlanılabilir.

    Testlerin Sınıflandırılması
    Ölçtüğü nitelik ve amacına göre testler, genel olarak, beş ana grupta toplanabilir:
    1. Yetenek testleri
    2. Başarı testleri
    3. İlgi envanterleri
    4. Kişilik testleri
    5. Tutum ölçekleri

    Testlerin Kullanılmasında Dikkate Alınacak Bazı Kurallar
    Rehberlik hizmetlerinde öğretmen ve uzmanların genellikle test kullanma konusunda özel bir ilgi ve istek duydukları gözlenir. Testlerin kötü ve aşırı kullanılmaları, test kullanımının yoğun olarak sorgulanmasına yol açmıştır. Kim kullanmalı, nasıl kullanmalı, ne kadar kullanmalı, testlerde hangi özellikler bulunmalı gibi sorular testlerin niteliğinin, kullanım amacının ve kullanımı ile ilgili etik kuralların sorgulanıp belirlenmesine yardımcı olmuştur. Testlerin kötü kullanımı aşağıdaki durumlarda ortaya çıkabilir:
    - Testlerin geliştirilme amacının dışında kullanılması
    - Testler farklı dillere çevrildiğinde o kültüre uyarlamasının yapılmamış olması
    - Normal popülasyon için geliştirilmiş olan testlerin farklı özellikteki popülasyon için (örn. engelliler, özel gruplar vb.) kullanılması (Selçuk 1999)
    - Bu alanda yetişmemiş kişilerce kullanılması
    - Test sonuçlarının öğrenci ve ailesine uygun biçimde ifade edilmemesi
    - Test sonuçlarının bireyi “etiketlemek” amacıyla kullanılması
    - Test kullanımının olumsuz durum ve sonuçlara yol açmaması için uyulması gereken bazı kurallar uzmanlarca şu şekilde önerilmektedir (Tan 1992; Kepçeoğlu 1994; Özgüven 1998):
    1. Testler, rehberlik hizmetlerinde kullanılabilecek araç ve tekniklerden sadece biridir. Ayrıca rehberlik hizmetlerinin yürütülebilmesi için mutlaka testlere sahip olmak gerekmez. Öğretmenler birçok testin sağlayacağı veriyi, sistemli gözlem ve kayıtlarla elde edebilirler.
    2. Testlerin, bu alanda yetişmiş uzman kişilerce kullanılması gerekir. Birçok yetenek ve kişilik testlerini kullanma özel yetişme gerektirir. Rehberlik hizmetlerinde öğretmenler ancak el kitabı (kullanım kılavuzu) ile birlikte yayınlanmış ve kullanımı uzmanlık gerektirmeyen bazı test veya envanterleri kullanabilirler.
    3. Test uygulanmasında yönergelere titizlikle uyulması ve uygun uygulama ortam ve koşullarının sağlanması gerekir.
    4. Kullanılacak testlerin geçerli (yani testin neyi ölçtüğü ve bu ölçülen şeyin amaçlarımıza uygunluğu) ve güvenilir (ölçtüğü şeyi hep aynı şekilde ölçme derecesi yani tutarlılığı) olmasına dikkat edilmelidir.
    5. Testler bir amaca hizmet edecekse kullanılmalıdır. Rehberlik hizmetlerindeki amaçlar için gerekli ise test uygulanması planlanmalıdır.
    6. Test uygulaması planlanırken sonuçların nasıl kullanılacağı, kimlerle paylaşılacağı saptanmalıdır. Test sonuçlarını kimlerin kullanabileceği konusunda hassas olmak ve testi alan bireyle konuyu tartışmak gerekir.
    7. Testin yayın hakkına sahip kişi ya da kuruluşun izni olmaksızın test kullanılmamalı, test üzerinde bir değişiklik ya da yasal olmayan bir işlem yapılmamalıdır.
    8. Rehberlikte test sonuçları bireyi etiketlemek veya onun geleceği hakkında kesin yargıda bulunmak için kullanılmamalıdır. Bu sonuçlar birey ile ilgili sadece bir veridir ve birey hakkında toplanan tüm bilgilerle birlikte kullanılmasında yarar vardır.

    Testdışı Teknikler
    Öğrenci hakkında çeşitli bilgiler toplamada yararlanılacak testdışı teknik ve araçlar rehberlikte yaygınlıkla kullanılır. Testlerin geliştirilme, uygulama ve değerlendirme aşamalarında yaşanan çeşitli güçlükler dikkatleri testdışı tekniklere yöneltmiştir. Rehberlik uygulamalarında testdışı teknikler birçok durumda daha işlevsel olabilmektedir. Bu teknikler, bireyin kendisi hakkındaki ve başkalarının birey hakkındaki görüşlerini içerir. Öznel yargılama ve betimsel ifadelere dayalıdır.
     
    Legolas bunu beğendi.
  2. Merzban

    Merzban Yeni Üye

    Dünyanın en önemli olaylarından biri sanırım insan tanıma.
     

Sayfayı Paylaş