Beyin Kabuğu

Konu, 'Fizyolojik Psikoloji' kısmında Sûkutta Bir Mülteci tarafından paylaşıldı.

  1. Beyin denince çoğu kişinin aklına beynin girintili çıkıntılı ve boz renkli dış yüzeyi, yani kabuğu gelir. Ceviz içi ile beyin şekil olarak birbirine çok benzer, her ikisinin de, birbirinden kıvrımlarla dolu bir yarıkla ayrılan iki yarım küresi vardır, bu yarımkürelerin birleşme noktası yarığın içinde kalır ve dışardan görülemez. Sağdaki ve soldaki yarımküreleri ayıran bu yarığa, ‘‘boyuna yarık’’ veya beynin bu kısmını ilk olarak 18. yüzyılda etraflıca anlatan İtalyan anatomisti adından dolayı ‘‘Rolando yarığı’’ denir. Beynin iki yarısına genellikle yarım küre denirse de aslında bunları çeyrek küre daha yakındırlar, zaten beynin tümüm yaklaşık olarak bir kürenin yarısı gibidir. Bu yarımküreler toplam beyin ağırlığının yüzde 67 sini oluştururlar, ayrıca beyindeki 10 milyar nöronun yarısından biraz fazlası da bulunmaktadır.

    Beyin kabuğu, sinirlerin duyu organlarından (göz, kulak, deri, dil, burun) beyine getirdiği bilgilerin alındığı kısımdır. Kabuk aslında kaslara, salgı bezlerine ve vücudun çalışan diğer kısımlarına beyin tarafından verilen emirlerin çıkış yaptığı yerdir, bilindiği gibi bu emirler ilgili yerlere hareket sinirleri tarafından iletilmektedir.

    İnsanı hayvanlardan üstün kılan beynimizin büyük ve oldukça gelişmiş olan asıl beyin (ön ve orta beyin cerebrum) kısmıdır. Beynin kendi hakkında düşünmesini, bilim, edebiyat, müzik, diger sanat dalları ve felsefe gibi insanı diğer şanssız hayvanlardan ayıran her şeyi asıl beyin sayesinde başarırız.

    Beynin yüzeyini kaplayan bazı madde 3,2 mm kalınlığındadır. Onun altında ise beyazımsı ve milyonlarca sinir elyafından oluşan ak madde vardır. Ak maddenin beyazımsı renkte olması miyelin adındaki yağlı bir maddeden ileri gelir, tıpkı elektrik kablolarının dış yüzeyindeki izole edici plastik kısımlar gibi miyelin de sinir liflerinin dış yüzeyini kaplar. İki yarım küreyi birbirine bağlayan ve kalın bir ipi andıran kısım çok sayıda sinir lifinin (elyafının) bir araya toplanmasıyla oluşmuştur. Bu birleştirme kablosuna beyin büyük birleşiği denir. Buna benzer fakat daha küçük sinir lifi demetleri, beyin kabuğunu orta beyin arka beyin ve omuriliğin çeşitli kısımlarını birleştirir, böylece beyin kısımlarının hem ayrı ayrı hem de ortaklaşa çalışması sağlanarak insan hayatının duygusal ve mantıksal mucizeleri gerçekleştirilir

    Serebral Korteks:
    Korteks kelimesi latince “kabuk” kelimesinden gelmektedir. Kalınlığı 2-6 mm arasındadır. Serebral korteksin sağ ve sol yarısı korpus kallosum denilen, kalın bir band oluşturan sinir lifleri ile birbirine bağlanmıştır. İnsanlarda serebral korteksin yüzeyi pek çok girinti ve çıkıntıyla kaplıdır. Korteksdeki çıkıntılara girus, girintilere ise sulkus denir. Yüksek seviyeli bir memeli olan insanlarda bu girinti ve çıkıntıların sayısı çok fazlayken fare, sıçan gibi düşük seviyeli memelilerde bu girinti ve çıkıntıların sayısı daha azdır.Fonksiyonu: Düşünme, istemli hareket, dil, sonuç çıkarma, algılama...


    BEYİN KABUĞU VE DAVRANIŞ
    Beyin kabuğu beynin en evrimleşmiş kısmını oluşturur. Beyin yarım küresinin her biri dört loba ayrılmıştır. Merkez oluk, alın lobunu çeper lobundan ayırır. Yanlamasına oluk, şakak lobunu alın ve çeper lobundan ayırır. Ense lobunu ayıran bir yarık yoktur, beyin yarı küresinin arka kısmını oluşturur. Bu fiziksel ayrımlar, işlevsel ayrımların da sınırlarını oluşturur. İnsan davranışını etkileyen en önemli süreçler (görme, işitme, beden duyumları, hareket, öğrenme, düşünme, konuşma) burada yer alır.

    Beyin vücudun bütün hareketlerini denetleyen ana organdır. Bir anda hangi hareketin yapılması gerektiğine karar verir. İnsanlara düşünme, konuşma, sözcükleri ayırt etme ve sorunlara çözüm olanağı sağlar.
    İnsanların, dünyaya egemen olmalarını sağlayan organ beyindir. Hiçbir hayvanın beyni insan beyni kadar gelişmiş değildir. İnsanı diğer hayvanlardan ayıran en önemli özelliği beynidir.
     

Sayfayı Paylaş