Şiir severmiydiniz

Konu, 'Kişisel Yazılar' kısmında Ulsen ulsengeyma tarafından paylaşıldı.

  1. Ve en çok seni özledim ben.
    Karşı komşunun sokağa çıkacağı zamanı beklemeni.
    Her teyzeyi annen gibi sevmeni.
    Sanki ayıpmış gibi kimselere söylememeni.
    Ve o bisikleti ilk gördüğünde koşuşunu.
    Yağmurlu bir günde annenin elinden yediğin ekmeği.
    Islanan sokaklara bakıp duygulanmanı.
    Yaz akşamlarında oturduğun kaldırımı.
    Seni bir kez daha görmek isterdim.
    Hiç konuşmadan.
    Kısa pantolonlu siyah beyaz halini
    Bir lokma boyunu
    Diz çöküp yere sımsıkı.
    ama çok sıkı Sarılmak sana
    Gözyaşlarımı omuzlarına bırakıp gitmek istiyorum şimdi
    Sana kim olduğumu söylemeden.
    arkama bakmadan
    Ağladığımı sana göstermeden

    Seni çok özledim
    Ama çok özledim
    Çocukluğum!

    Ceyhun Yılmaz
     
    nur gün ve Mustafa Arıca bunu beğendi.
  2. ronsard

    ronsard Yeni Üye

    Hüzün Mevsimi

    Gece
    bir tabut gibi çöker omuzlarıma
    bir ölünün iç çekmesi olur rüzgar
    hüzünle düşünürüm uzaktaki bir evi

    yıldızlar sayılmaz: hasret uzakta
    hasreti bir ben bilirim

    bir de gecenin gözlerindeki baykuş
    baykuş kötü kuş baykuş çirkin kuş
    onu hüznümle güzelleştiririm. hüznümle
    süsler. bir damın üstüne oturturum
    süsler. Damımın üstüne oturturum

    -sizi hiç bu kadar yakından görmedimdi

    yıldızlar sayılmaz: hasret uzakta

    abimin acıyla yontulmuş yüzü
    yaşlı bir güvercin gibi düşer avuçlarıma
    dağılır ses olur acısı
    ezberlediğim bir öğüdü yineler bana

    -çocuğum üşütme yüreğini
    şimdi hüzün mevsimidir bütün şiirleri gezen

    ben doğma büyüme evciyim göç benim harcım değil
    hasret bana çabuk dokunur yalnızken karanlıktan
    korkarım

    mesela mevsim kışsa yağmur yağıyorsa
    mesela annem de yoksa yanımda
    mesela, şimşek de çakıyorsa ben çok korkarım ağlarım

    -ana bana kurşun dök. dua oku. üfle ana
    ana ben daha çok küçüğüm. bana ninni söyle ana

    yalnızım. bunu hep söylüyorum
    yalnızım. bunu hep söylüyorum

    geceyi çarmıha geriyorum kimseler tapmıyor
    hüznümü ölçeğe vuruyorum yüreğine sığmıyor
    her şey ne kadar olabilir meraklanıyorum
    yüzüme dokundukça tırnaklarım kanıyor
    yalnızlığımı hüznümle yoğuran gece
    öyle basitsin ki sen bütün şiirlerin içinde
    biliyorum. biliyorum bunu da biliyorum
    gökteki yıldızlar kadar dizeler yazılsa da
    kendime kendimden başka kendim yok
    ne utancımı kuşanan bir sevgi
    ne çirkinliğimi öpen bir kız

    yalnızlığımdan yalnızlığım yalnız

    -ana bana bir hal oldu. hep böyle titriyorum
    ana çok üşüyorum, ıhlamur ısıt bana

    yıldızlar sayılmaz: hasret uzakta
    ben sevgiye hasretim, sevgi uzakta

    ey insanlar
    ey gecede unutulmuşluğumun yargıçları
    iğrenerek öpüyorum parmaklarınızı
    iğrenerek. hepinizi kucaklıyorum ilkin
    ağzınızı dudaklarınızı dişlerinizi öpüyorum
    bilmiyorsunuz. ben kendimi öpüyorum

    cinsel bir çiftleşmedir çarşaflar
    ıslak bir gece en fazla kendini çoğaltır
    bir solucan vücuduna yeni bir halka ekler
    döllenir acı. sevişme daha da erselikleşir

    -hü'yü tanıdım size anlatmalıyım bir gün
    size bir gün mutlaka hü'yü anlatmalıyım

    geceyse
    tükenmişse güneşin güçlülüğü
    gök gözlerinin buğusunu yansıtır
    senin acın acıların ölümüne gebedir
    korkma yavrum
    ne gece ne geceler senin
    suçsuz mızıkçılığını küçültemez
    bir çirkini öpmek için uzattığın yüreğini

    güzelleşip bir sevginin göğsüne yatmak biraz
    biraz yorgun biraz korkak bir insan sevmek biraz
    dayayıp sırtını gecenin duvarına
    bir ölünün ağzını dudağını öpmek biraz

    yıldızlar sayılmaz: hasret uzakta
    ben sevgiye hasretim, sevgi uzakta

    ey kanımda tefler çalan mevsimle gelen
    sesimi çakallarla boğan gece
    hüznüme vur acımı soy
    beni de kuşat
    boris karlof kadar masum yüzümü
    karanlığınla frenkeştaynla
    çünkü artık büyütmeliyim içimde nefreti
    kalbim ki yıllardır iyiliğe abone
    nerde bir insan görse
    bırakır sevgi kuşlarını
    çünkü o bağışlar yargıçlarını
    kendi yasalarını kuramıyan yargıçlarını

    ey gecede unutulmuşluğumun suçluları
    ey yanlışlığımın yanlış yargılayıcıları
    suçum: nefreti öksüz bırakmak
    savunmam: sevgimi yüceltmek içindir
    sakalım yok biliyorum ama kötü değilim
    büyükleri sayarım küçükleri severim
    çocukları incitmeden severim. kadını öpmesini
    bilirim

    sizi de sizi de öpmesini bilirim

    -ana ben çok yalnızım. benim başka sevgim yok
    içimde utanç çiçeği gibi büyüyor hü

    kural tanımayan sevgim benim
    aykırım fizikötem doğaüstüm yanlışlığım
    aşkım. sevgili yanılgım benim başyargıcım
    nefretim nefretim nerdesin

    kalbim
    bir gün elbette sana hükmedeceğim

    elbet geçer bu hüzün mevsimi
    bir baykuş bir serçeyle arkadaş olduğu gün
    o gün size sevinci de anlatıcam
    bir solucan bir leylekle çiftleştiği gün
    o gün bahar mevsimidir size aşkı anlatacağım

    ve bir gün elbette yıldızları sayacağım

    -gelin kucaklayın beni. yıldızları sayamıyorum.

    Arkadaş Zekai Özger
     
    Ulsen ulsengeyma bunu beğendi.
  3. Çok güzelmiş
     
  4. Yaşam bir ıstaka;
    gelir vurur ömrünün coşkusuna.
    Hani tutulur dilin,
    konuşamazsın…

    Tırmandıkça yücelir dağlar.
    Sen mağlupsun sen ıssız
    ve kalbinde kuşların gömütlüğü;
    tutunamazsın!

    Eloğlu sevdalardan dem tutar,
    aşk büyütür yıldızlardan;
    senin ise düşlerin yasak,
    dokunamazsın...

    Birini sevmişsindir geçen yıllarda.
    Açık bir yara gibidir hâlâ.
    Hâlâ ne çok özlersin onu,
    ağlayamazsın…

    Yolunda köprüler çürür.
    Sesin, sessizlik sanki bir uğultuda.
    Savurur hayat kül eyler seni,
    doğrulamazsın!

    Yapayalnız bir ünlemsin
    dünyayı ıslatan şu yağmurlarda.
    Her şey çeker ve iter,
    anlatamazsın...

    Yaşam bir ıstaka,
    gelir vurur işte ömrünün coşkusuna.
    Sesinde çığlıklar boğulur ama,
    bağıramazsın…

    Sonra vakt erişir, toprak gülümser sana;
    upuzun bir ömrün ortasında
    ne hayata ne ölüme
    yakışamazsın…

    Yazdırmalısın mezar taşına:
    Ey hayat, sen şavkı sularda bir dolunaysın,
    aslında hiç olmadım ben bu oyunda
    ömrüm beni yok saysın…
     
    nur gün bunu beğendi.
  5. Teşekkürler bu şiir için ronsard...
     
  6. nur gün

    nur gün Yeni Üye

    Öyle hasretim ki sana

    Sözcüklerinin büyüsünde kaybolmaya

    Kendimi bulmaya.

    Sessizliğinin içinden,

    Suskunluğunun derinliğinden gözlerim dolar.

    Saklanırım.

    Ellerim üşüdüğünde gözlerin canlanır usumda

    Sıcak, insan gözlerinde

    Yanar ellerim.


    Derken küllenir geçmiş acılar.

    Denizlere savrulup giderler…



    yağmur sonrası gökkuşağı üstümüzde harelenir.

    Yanar üşüyen ellerim.


    Bulutların ak göğsünden, sevda mısraları damlar çatlamış toprağa.

    Gülümserim toprakla.



    SBE
     
    Erdem yildirim bunu beğendi.
  7. nur gün

    nur gün Yeni Üye



    sanki benim duygularım, düşüncelerim.
     
    Ulsen ulsengeyma bunu beğendi.
  8. Beğenmenize sevindim:)
     

Sayfayı Paylaş