Şİzofreni Nasıl Başlar ?

Konu, 'Şizofreni' kısmında Emilyyy tarafından paylaşıldı.

  1. Emilyyy

    Emilyyy Süper Moderatör

    Şizofreni hastalığı, genellikle 18-25 yaşları arasında başlangıç gösterir. Bazen hızlı bir seyirle günler içinde tüm belirtiler gözlenir. Bazen de yıllar içinde yavaş ve sinsi seyreder.

    Şizofreni hastasının içe dönük, durgun, sessiz yapısına ve bazen garip düşünceleri olmasına karşın bu durum olağan karşılanıp, kişiliğinin böyle olduğu inancı ile hastalık için başvuru gecikmeye uğrar. Okul ya da iş başarısı bozulur, dikkatini toplamakta güçlük yaşar. Çevresinde olup bitenden haberdar olmak istemez, herşeye ilgisini kaybeder.

    Kendine bakımı azalır, günlerce banyoya girmese de rahatsızlık duymaz. Takıntılı uğraşları vardır, saatlerce aynada bedenini inceleyebilir. Dinî uğraşlarında belirgin artış olabilir. Bazen de platonik olduğu zannedilen takıntılı bir aşk hikayesi olur. Hatta aile onun aşık olduktan sonra bu şekilde hastalandığını dile getirir. Bu durumlarda şizofreni tanısı konulmadan önce başka hastalıklar da düşünülebilir, karışabilir.

    ŞİZOFRENİ ANNEYİ BİLE DÜŞMAN GÖSTEREBİLİR

    Bazı hastalarda belirtiler hafif seyrederken bazılarında şiddetli belirtiler olabilir ve bu durumda hastaları kontrol etmek güçleşebilir. Hasta tamamen hareketsiz kalabilirken, aşırı hareketlenip saldırgan tutumlarla "camı-çerçeveyi" indirebilir. En yakını, onu en çok seven annesi dahi onun için düşman olabilir. Annesinin kendini zehirlemeye çalıştığı, yemeklerine zehir koyduğu inancıyla yemeyi de kesebilir, günden güne zayıflar. Her an tehlike altında olduğu inancı ile bulunduğu odaya kendini kilitler ve uyumayı da reddeder.

    Yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu anlamak çoğu kez en yakınındaki aile bireylerine düşer. Aileye büyük sorumluluk veren süreğen bir hastalıktır şizofreni.

    Hastalığın başlangıcından itibaren hasta tarafından fark edilmesi çoğu kez güçtür. Hasta, hastalığın başında duyduğu seslere, duyumlara yani halüsinasyonlara ve takip edildiği, düşmanları olduğu, evde dinlenildiği, kamerayla izlendiği vb. hezeyanlara inandırma çabalarına karşın ailenin her seferinde itiraz etmesi "yok öyle bir ses ya da seni kimse izlemiyor" şeklindeki açıklamaları onun tüm bu belirtileri saklama eğilimine iter.

    Bu düşüncelerin ve varsanıların içeriğine bağlı olarak kendini ya da birilerini korumak adına önlemler alabilir. Evdeki telefonu ve kamera zannettiği cihazları yok edebilir. Olabilecek tehlikelere karşı yakın ilişkilerden kaçınır.

    Dr.Funda Güdücü Sağır/ Psikiyatri Uzmanı
     

Sayfayı Paylaş