önyargıların prangaları

Konu, 'Sosyal Psikoloji' kısmında Sûkutta Bir Mülteci tarafından paylaşıldı.

  1. ÖNYARGILARIN PRANGALARI
    İletişim kazalarına yol açan, sorunların çözümünü engelleyen, doyumlu birlikteliklerin düşmanı önyargılardan söz etmek istedim.
    Duyguların düşüncelerden kaynaklandığı gerçeğinin ışığında, insanlara yaklaşmamızı ya da onlarla sağlıklı ilişkiler kurmamızı engelleyen, olumsuz duygulara yol açan önyargı dediğimiz şeyin de bir inanç ve düşünce olduğunu belirtmek isterim.
    Nasıl tüm olumlu ya da olumsuz duygular düşünce ve inançlardan kaynaklanıyorsa diğer insanlara karşı yaşadığımız tüm duyguların nedeni de önyargı dediğimiz düşünce ve inançlardır. Önyargıları olumlu ve olumsuz önyargılar olmak üzere iki kategoride düşünmek doğru olur. Önyargı dendiğinde aklımıza hemen olumsuz önyargılar gelir, aslında olumsuz önyargılar kadar olumlu önyargılar da bazen zararlıdır. Önyargılar değişmez gerçeklikler değildir ve sürekli olarak denetlenmeleri ve sorgulanmaları gerekir. Önyargılar bazen somut gerçekliklere dayandığı gibi tamamen geçmiş yaşantılarımız ve paradigmalarımızdan da kaynaklanabilir.
    Önyargılar çoğunluk hatalı öğrenmelerden kaynaklanıyor. Yanlış veriler yanlış sonuçlara yol açar. Elimizde somut veriler olamadan yani bilmeden düşünmek çok hatalı bir alışkanlıktır. Bilim ve felsefe kuşku temellidir. Düşüncelerimize her zaman biraz kuşku ile bakmalıyız. Unutmayalım her düşünce ve inancımız doğru değildir. İnsanlık alemi binlerce yıl dünyanın tepsi gibi düz olduğuna inanmıştı. Yani dünyayı düşünceleriyle düzleştirmişti. Fakat dünya her zaman bir küreydi ve bu gerçeklik hiç değişmedi. Ta ki bir bilim adamı çıkıp bu düşüncenin doğru olmadığını ispatladı o zaman bu düşünce ve inanç değişti ve insanların önündeki önemli bir önyargı kalkıp insanları özgürleştirdi ve keşiflere olanak tanıdı.
    İnsanlar yıllarca yeşilçamın kötü adam karakterlerini gerçek sandı ve o sanatçılar uzun süre ortalıkta özgürce dolaşamadılar. Çünkü insanlar gördükleri ve düşündükleri her şeyin doğru olduğunu sanıyorlardı.
    Uluslar arasındaki husumet ve düşmanlıkların arkasında da aslında birçok olumsuz önyargılar vardır. Mahalle kavgaları, ırk ve mezhep çatışmaları, spor fanatizmi, aşiret çatışmaları , kan davaları gibi birçok çatışmanın da kaynağında önyargılar olduğu bir gerçektir.
    Bazı atasözlerimiz de maalesef olumsuz önyargılarımızın kaynağını teşkil eder. Anne babaların çocukların kulağına fısıldadığı her kelime bir önyargının temel taşı olabilir.
    Önyargılar insanları düşünsel tutsaklığa mahkum edip bazen kendimize bazen de karşımızdaki insanlara karşı olumsuz sonuçlara yol açabilecek davranışlar doğurur. Özgürlük, önyargıların prangasını kırmak düşünsel olarak özgürleşmekle kazanılabilir.
    Şunu unutmamalıyız ki olayları ve insanları olduğu gibi değil çoğunlukla "olduğumuz gibi" görürüz. Bu alışkanlık bizi bazen de realiteden uzak inançlara götürebilir.
    Önyargılarımızı ve inançlarımızı sık sık denetleyerek kendimizi onun esaretinden kurtarıp çok daha rasyonel davranışlar ve sağlıklı birliktelikler yaşayabileceğimiz gibi bireysel olarak bizlere pranga etkisi yaratıp gelişimizi ve başarılarımızı engelleyen önemli engellerden kurtulabileceğiz.
    Bülent Budak
    Uzm.Psik.Danışman
     

Sayfayı Paylaş