Öfkemin Canavarı

Konu, 'Öfke' kısmında Emilyyy tarafından paylaşıldı.

  1. Emilyyy

    Emilyyy Süper Moderatör

    Bu yazının başlığı “İçimdeki Canavar: Öfke” olabilirdi. Ya da “Öfke Canavarı”. Oysa ki “Öfkemin Canavarı” dediğimizde konuya biraz farklı bir açıdan bakmayı deneyebiliyoruz.

    Öfkeli olmak hepimiz için bir sorun. Özellikle “öfkeli” olarak anılan biriyseniz, üstelik siz de kendinizi “öfkeli” olarak görüyorsanız, sosyal ilişkilerinizde sorun yaşıyorsunuzdur. Yaşadığınız pek çok sorunu da bu şekilde açıklıyor olabilirsiniz; “Bu kadar çabuk kızmasam…” diye başlayan cümleler kuruyorsunuzdur.

    Öfkeyle ilgili pek çok yazı okumuşsunuzdur; öfkenin o kadar da kötü bir duygu değil, bir tür ifade problemi olduğu fikrinden haberdarsınızdır. Bunun paralelinde de öfkeyi kontrol etmek için bazı yöntemler sıralanır. Nefes kontrolü, ondan geriye saymak, kasları sistematik olarak gevşetmek, öfkenin ortaya çıktığı ortamdan uzaklaşmak… gibi. Bunların hepsi yardım sağlayan önemli ip uçlarıdır.

    Peki, sabah uyandığınız andan, gece yattığınız zamana kadar hatta gece uyurken dahi öfkeli olduğunuzu düşünüyorsanız. Mesela diş gıcırdatması yaşıyorsanız ve diş hekiminiz bunun tamamen psikolojik kaynaklı olduğunu söylediyse.

    Evet, bu şartlar altında biraz bilinç dışına, biraz da varoluşçu bir alana yaklaşmış oluyoruz.

    Yani, öfke ve öfkeli olmakla ilgili tanımlamalarımızı analiz etmemiz gerekir. Nasıl bir öfke? Hangi şartlar altındaki öfke? Ne zamandan bu yana duyulan öfke? Kime öfke? Bu soruların yanıtı, öfke problemi yaşayan kişilere oldukça yardımcı olacaktır.

    Kişi kendini öfkeli hissettiğinde neler olduğunu anlamaya çalışmalıdır; örneğin çok yoğun bir iş temposunda çalışan birinin, özellikle dönemsel öfkeleri olacaktır. Hatta her gün öfkelenebilir ve bu öfke tamamen işle ilgili olabilir. Bir şeyler ters gidiyordur ve yapacak bir şey yoktur.

    Bu şartlar altında kişinin özellikle nefes egzersizi, fizyolojik rahatlama gibi yöntemlere başvurması, öfkeyle gelen fizyolojik gerilimi azaltmasına ve zarar görmesini engellemesine yardım edecektir.

    İş yerindeki birine, sınıf arkadaşına, komşusuna, aileden birilerine karşı duyulan öfkenin kaynaklarına bakmak gerekir. Öfke ne zaman başlamıştır, hangi şartlarda ortaya çıkmaktadır ya da sürekli midir. Kişilere duyulan öfke pek çok nedene dayanabilir; hiç sevmediğiniz bir davranış vardır ve karşı taraf sürekli bunu yapıyordur.

    Ya da yapmak istediğiniz ama yapamadığınız, kendinizce yanlış kabul ettiğiniz bazı değerler vardır, karşı tarafın bunlarla ilişkisi hiç yoktur… Yani öfkelenmeye neden olan sadece karşı taraf değildir, bizim kendi rolümüz de vardır.

    Bu şartlarda, neden öfkelendiğimizi iyi analiz etmeliyiz. Karşı tarafa haksızlık ediyor onu yok yere yargılıyor olabiliriz. Üstelik gereksiz yere öfkeleniyor ve böyle bir kabul oluşturuyor da olabiliriz.

    Öfkemizi her zaman yansıtmıyor da olabiliriz. Öfkemizi bastırırız ve kendimize zarar veririz ya da ara ara büyük patlamalar yaşarız. Bazen olmadık yerde, olmadık birine öfkelenip sorun yaşayabiliriz. O nedenle duygularımızı anlamaya çalışmalı, öfkenin kaynağına inmeliyiz. Karşı tarafla konuşmalıyız. Eğer çözemediğimiz ve çözmeyeceğimiz genel bir sorun varsa da şartları kabullenip, o şartlarda neler yapabileceğimizi düşünmeliyiz.

    Gereksiz yere öfkeleniyor olmak pek mümkün değildir. Kesinlikle rahatsız eden bir unsur vardır. Özellikle kendinizi tüm gün öfkeli hissediyorsanız, bir şeylerin ters gittiğini düşünebilirsiniz. Belki de hiç istemediğiniz bir işi yapıyorsunuz ama kabullendiğinizi düşünüyorsunuzdur. Bu gizli, içten içe bir öfkeye neden oluyor olabilir.

    Hayattan bambaşka beklentileriniz vardı belki ve başka şeyler elde etmişsinizdir, aslında tüm öfke kendinize karşıdır ama farkında değilsinizdir.

    Belki de bugüne kadar tüm isteklerinizi ertelediniz, hep başkaları için uyum sağladınız ve artık dayanamıyorsunuz ama bunun farkında değilsiniz. Hala başkaları için yaşamaya devam ediyorsunuz ve öfkeniz gittikçe büyüyor…

    Öfkeli olmak, bir şeylerin ters gittiğine işaret eder. O sizi canavarlaştırmaz, sadece bu yakıcı etkiye sahip duyguyu kullanma biçimi onu bir canavar haline dönüştürebilir.

    Öfkenizin kaynaklarına inmeniz en önemli adımdır. Sonra da onu dışarı çıkarma kanallarını saptamakta fayda var. Eğer geçmişle ilgili büyük bir öfke duyuyorsanız, her sorunu bugün çözemeyebilirsiniz; sonuçta geçmişe gidemeyiz.

    Ama öfkenin itici gücüyle sanatsal bir ifadeye başvurmak mümkündür. Spor yapmak harika bir tercih olacaktır. Eğer bir de öfkenizin kaynaklarına inip nedenleri bularak, başkalarının öfkelenmesini önleyecek etkenleri de kaldırmaya yönelik adımlar atmayı tercih ederseniz, işte bu gerçekten yapıcı olur.

    Kendinize ya da bir başkasına canavar demeden önce, ortada nasıl ve nereden kaynaklanan bir canavar olduğuna dikkat etmek gerekir. Belki de sevgi ve ilgi isteyen sevimli bir canavardır.
     

Sayfayı Paylaş