Öfke

Konu, 'Öfke' kısmında Emilyyy tarafından paylaşıldı.

  1. Emilyyy

    Emilyyy Süper Moderatör

    Beni çıldırtıyor. Hiç laftan anlamıyor,Niçin bu evde kimse bana yardım etmiyor?, Kaç kere ayakkabılarını çıkarmadan içeri girme dedim sana?, Eşim çalışmamı istemediği için işten ayrılmak zorunda kaldım, ondan nefret ediyorum., Bu kadınlara hiç yaranamazsın zaten, ne yapsam ona yetmiyor., Kesin şu gürültüyü de maçı seyredeyim., Bıktım senin dırdırından., İstediğim gibi giyinip gidemiyorum, bu okuldan hoşlanmıyorum., Çok çalışıp, bütün sorulara cevap verdiğim halde yine sınavı geçemedim, .Neden hep onun istediği yere gidiyoruz, gitmeyeceğim artık., İstediğim kadroyu bana vermediler, onlara göstereceğim. Bu cümlelerin kimisi kadınların, kimisi erkeklerin kimisi de çocukların ağzından çıkmış, ama her birinin ortak bir yanı var: ÖFKE...
    ÖFKE, üzüntü, mutluluk gibi bir duygu çeşididir. Ancak bu duygunun çevreye ve ait olduğu bireyin kendisine yansımaları oldukça olumsuzdur. Olumlu ya da olumsuz her duygu gibi öfkenin de bir ömrü var; bu ömür tamamlandığında kayboluyor. Ancak öfkenin, bu tatsız süreyi kısaltmak ve onu daha iyi anlamak açısından TÜKETİLMESİ gerekiyor.
    Öfke, özenle dikkate alınması gereken bir işaretçi dir. Neye işaret ettiğine gelince; öfkelenen kimsenin hakkı yeniyor, gereksinimleri ve istekleri karşılanmıyor, yaşamına ilişkin bir soruna gereken önemi kendisi vermiyor, içinde bulunduğu bir ilişki uğruna değer ve inançlarından ödün veriyor ya da gelişme ve yeteneklerini ortaya koyma şansı elinden alınıyor olabilir. İki temel nedenle ortaya çıkabilir. 1-Bireyin kendisinden, 2-Karşısındaki bireylerinin onda oluşturduğu duygulardan kaynaklanabilir.
    Öfke, ister bireyin kendisiyle ilgili ister karşısındakiyle ilgili bir nedenden kaynaklansın, özenle üzerinde durulup çözümlenmesi gereken bir duygudur. Dr. Thomas Gordon öfke olgusunu bir buzdağına benzetir. Buzdağının suyun üzerinde kalan kısmı öfkedir, oysa suyun altında kalan kısmı çok daha geniştir, yani öfkenin ortaya çıkmasına yol açan pek çok duygu burada gizlidir. Suyun altında kalan bu duygular temel duygulardır ve birikip, sertleşip, katılaşınca, buzdağının tepesindeki öfkeyi oluşturur. Sözü geçen temel duygular ise kıskançlık, üzüntü, merak, yalnızlık, itilmişlik, kaygı, hayal kırıklığı, haksızlık, anlaşılamamak ve sıkıntı gibi duygulardır. İnsanların çoğu, öfkeyi buzdağının tepesinde yaşar ve bir türlü çözümlenmemiş bu duygulara sıkı sıkı tutunur. Oysa öfkenin kaynaklarını ortadan kaldırmayı başarmak için buzdağının altındaki temel duyguların anlaşılabilmesi gerekir. Gereksinimlerin hiçbir zaman ve hiçbir koşulda karşılanamadığı durumlarda öfkeyi yaşamak kaçınılmazdır. Ben hiç öfkelenmem, Çok nadir kızarım, ama bomba gibi patlarım, gibi yorumlar, gerçekte öfkemizi ve nedenlerini pek de tanımadığımızı gösteriyor. Oysa öfke, kaynaklarını ortadan kaldırmak uğruna, sonuna kadar yaşanıp bitirilmesi gereken bir duygu. Ama bu nasıl yapılır? Yani öfke nasıl yaşanmalıdır? En önemli soru da bu.
    ÖFKEMİ NASIL İFADE EDİYORUM?
    Öfkenin ifade ediliş biçimi de kaynakları kadar önemlidir. Öfkenin nedeni kendimizden kaynaklanıyorsa, örneğin yorgunsak, istemediğimiz öfke patlamalarına neden olmamak için önceden önlem alma yöntemi uygulanabilir. Bunun için ilk olarak öfke nedeninin yorgunluk olduğunun bilincine varılması gerekir. Bundan sonra, Ben yorgunum. mesajı karşı tarafa verilebilir. Bu tür bilgilendirmeler günlük yaşam içinde daha az sorun yaşanmasına yardım eder.
    Herhangi bir öfke durumunda aşağıdaki beş boyut birlikte çalışır.
    Öfke oluştuğunda düşüncelerimizde, davranışlarımızda, fizyolojik tepkilerde, duygularımızda, iletişim kurarken her zamankinden farklı durumlar ortaya çıkar.
    1- Düşünce: Bizi öfkelendiren olay, durum ya da kişiyle ilgili mevcut düşüncelerimiz.
    Örnek; Reddedildiğini, engellendiğini, yetersiz olduğunu düşünmek
    2- Heyecan: Öfkeyle birlikte hissettiğimiz fizyolojik tepkiler.
    Örnek; Kalbin hızlı çarpması, ateş basması, sık sık ve zor nefes alma, ağrılar gibi tepkiler görülür.
    3- İletişim: Öfkemizi çevremize gösterme şeklimiz.
    Örnek; sözlü veya sözsüz mesajlarla çevremizi haberdar etmek, ses tonunun yükselmesi, öfkeli bir bakış, kaçınma gibi.
    4- Duygu : Öfkelendiğimiz zaman gösterdiğimiz duygular.
    Örnek; Kızgınlık, can sıkıntısı, bıkkınlık gibi duyguların yaşanması
    5- Davranış : Öfkelendiğimiz zaman gösterdiğimiz davranışlar.
    Örnek; Bağırmak, eşyaları kırmak, duvarlara vurmak veya saldırgan davranışlarda bulunmak.
    ÖFKEYLE BAŞA ÇIKMA
    Öfkeyle basa çıkmak için önce öfke kaynaklarını bulmamız gerekir. Eğer öfkeniz bir insana yönelikse önce neler hissettiğinizi açıklayın. Sizi öfkelendiren olayı kısaca ve objektif olarak açıklayın, yorum katmayın. Sadece sizi öfkelendiren davranışı ve sizi nasıl etkilediğine açıklayın. Tüm diğer duygular gibi öfke de tanımlanıp, açıklandığında azalır.
    - Öfke ve saldırganlık yerine empati anlayışı geliştirmeyi deneyin.
    - En kotu durumlarda bile koşulsuz olumlu bakısı secin.
    - Hissizlik yerine mutluluk öğretilerini secin.
    - Tarafsızlık doktrini yerine değiştiremeyeceğiniz gerçekleri kabul etmeyi secin.
    - Düşmanlık yerine Bu bir düşünce seklidir. güçlü, enerjik davranışları yapılandırmayı kabul edin.
    ÖFKELİ HER HAREKET, DAHA AZ MUTLU OLMANIZA NEDEN OLACAKTIR.
    Herkesin Dikkatine;
    Herhangi bir kimse öfkelenebilir. Bu kolaydır. Ne var ki; Doğru İnsana Doğru Derecede Doğru Zamanda Doğru Maksatla ve Doğru Bicimde Öfkelenmek İşte Bu Zordur....
     

Sayfayı Paylaş